ŞEHİRDE NE VAR : Gezi
"Sıkıldım sıkıldım uçmak istiyorum"
29 Ocak 2008
Çoğu zaman etrafımızdaki güzelliklerden haberdar olmuyoruz. Reklamlarla gözümüze sokulanlar veya popüler olan yerler dışında araştırmıyoruz. Halbuki pek çoğumuz haftasonları İstanbul'da kalmak
yerine ayda bir de olsa kendimizi İstanbul dışına atmak isteriz. İşte tam da bu anda o reklamlarla gözümüze sokulan yerler aklımıza gelir. Reklamlardaki görüntüye kavuşmak hayaliyle gideriz... gideriz de ne olur ? Her taraf ana baba günü... Yahu kafamızı dinlemeye gelmedik mi buraya? Ne sırası? Ne gürültüsü? Mekana girmek bir dert, yer bulmak bir
dert, evine gitmek ayrı dert. Bu deneyimler sonucu ne olur? "Aman aman evde oturalım daha iyi" der, kös kös otururuz veya "ya evde mi oturcaz? Kalabalıksa kalabalık" der gider, gıcık olur döneriz. Ee?
Pazartesi iş oldu, dinlendiniz mi? yok...
Pekiii, bir de araştıranlar var. Ben motor kullanıcısı olduğumdan "yakın mesafe kafa dinlenecek yerler" konusunda ortalamanın üzerinde bilgi sahibiyim. Gezmek için keşfedenlerden yani... Benim keyfime göre 2-3 saatlik mesafeler idealdir. Size bu mekanlardan birini önereceğim. Zeytince Konukevi.
Şimdi! Sabah 9'da İstanbul'dan biniyoruz taşıtımıza, rotayı Eskihisar'a çeviriyoruz... Yok ben deniz sevmem derseniz, buyurun dolanın Körfezi, biz denizden gitçez. Topçulara vardıktan sonra, Orhangazi istikametinde ilerliyoruz. İznik gölünü görünce gölün güneyine doğru
gidon kırıyoruz, burada amaç daha fazla dolanmak. Yol özellikle motorcular için çok güzel, kıvrıla kıvrıla ve yeşillikler arasında...K estirmeden gitmek isterseniz kuzeye doğru ilerlemelisiniz ama tembelliğin alemi yok. (Körfezi dolanan da siz miydiniz her
dediğimize hayır?!) Kuzeyden de gitseniz, güneyden de gitseniz sonuç hep aynı. Bağdat değil ama İznik'e çıkıyoruz.
Saat 12 oldu, acıktık dimi? Köfte yiyin köfte... Nefis yapıyorlar... Yedik şiştik, Kalede bir dolanmanızı tavsiye ederim. Hem tarih hem doğa görmüş olursunuz. 1 mi oldu saat? E hadi kalkın, yolcu yolunda gerek... İznik'ten kuzeye doğru çıkıp Keramet köyüne doğru ilerliyoruz. (Kestirmeden gelenler, tembellik yapmayın demiştim, hadi bakalım aynı
yolu bir daha gelin. Diğer seçenek köfte yememekti walla siz bilirsiniz...) Keramet köyünü gösteren tabeladan döndükten 2 km sonra köye
ulaşıyoruz. Köyün içinden geçiyoruz, mezarlığın yanındaki yoldan sapıyoruz. (veya şöyle anlatayım; bulabildiğimiz en bozuk yola giriyoruz.) Yol sizi zeytin ağaçlarının arasında nefis bir çiftlik evine çıkarıyor. İşte konaklayacağımız yer burası. www.zeytincegezi.com adresinden inceleyebilirsiniz..
Artık gözünüzün görebildiği alanda asfalt, ev, insan falan yok. Egzoz dumanı da ne? Oksijenden sarhoş olmazsanız iyi... Aslında 8 kişilik kapasitesi var. Biz 12 kişi gittik kırmadılar sağolsunlar. Çok keyifli ev sahiplerimiz var. Şöminede pişen sucuklar,
birbirinden sevimli köpekler karşılıyor bizi. Tek giderseniz yanınıza güzel bir kitap almanızı tavsiye ederim. İznik gölü ve zeytin ağaçlarına karşı kitap okumak çok keyifli. Yalnız gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın. Keşif dediysem,
Kristof Kolomb da değiliz...

Sizin Fikriniz