Mekanlarrss
Kafeler&Bistrolar
Num Num
Şimdi siz de bu mekana yıldız verin!G-Mall’un sinema katında açılan Num Num’ın lezzetli, pratik ve dev porsiyonlu yemeklerine bayılmıştık. Num Num da bunu fark etmiş olacak, kısa zamanda İstanbul’un en hareketli noktalarında şubelerini açmaya başladı.
Her gün 12.00-00.00 arasında açık. Kredi kartları geçerli.
Kanyon’daki Num Num özellikle sinema öncesi yemeÄŸe gelenlerin gözdesi. Ikea’nın yanındaki ÅŸube de diÄŸerleri gibi geniÅŸ, havadar, iç açıcı. Son derece modern ve sade bir havaya sahip mekânların menüsü Amerikan/İtalyan karması. Her menüde görmeye alıştığımız hamburger, pizza, sandviç, makarna gibi yemekler en lezzetli ve en yakışıklı halleriyle önünüze geliyor ve o doyurucu porsiyonlara çok uygun fiyatlar ödüyorsunuz. Bir de çocuklar için ÅŸehirdeki en geniÅŸ menüyü sunan yerlerden biri Num Num.. Rehber hazırlanırken henüz açılmamış olan BaÄŸdat Caddesi ÅŸubeleriyle ilgili bilgileri diÄŸer ÅŸubelerden alabilirsiniz .
Åžubeler:
Astoria, Esentepe (0212) 215 30 40
G-Mall, Maçka (0212) 296 26 85
Meydan, Ümraniye (0216) 527 13 12


Sizin Fikriniz
Abdullah Dokur
07 AÄŸustos 2010
15:38
İki gün önce kız arkadaşımla akşam, sinema öncesi birşeyler atıştırmak için, dün de hem iş hem eğlence amaçlı öğleden sonradan başlayarak akşamın 21.30'una kadar Kanyon Num Num'daydık. Uzun zaman olmuştu gitmeyeli ve çok fazla olumsuz değişiklikler vardı bunca zamandan sonra Num Num'da. İçerisi soğutulamıyor, Kanyon'da yeni moda suçu hemen Kanyon yönetimine atmak, herhalde personel bu anlamda eğitiliyor. Kime ne dersen hemen "Kanyon Yönetimi" diyor ve aksayan olayı oraya paslıyor. Sen hem içeriyi soğutma, hem kapıları ardına kadar açık tut hem de Kanyon Yönetimi'ni suçla, olmaz tabii. Buz gibi fıçı bira içtik ama devamını getiremediler, kobra arızalı ama kimse ya farkında değil, ya da çaktırmak istemiyor, ısrarla şişe verelim diyorlar. Şişe içmek istersem evimde oturur içerdim dedim, derdim bu sıcakta içerisi soğutulamayan Num Num'da soğuk fıçı bira içmek, soğuk bardakta getirmeye çalışıyorlar ama onda da sorun var. Hesabı istememize on dakika kala teknik servis geldi ve sorunu çözdü, tabii soğuması biraz vakit alacaktı yine, bile bile sıcak verdiğiniz biraları hesaptan düşün dedim servis personelimize, yetkisi yokmuş bize çay ısmarlamak istedi, şaka gibi, arkadaşa bir türlü ne ortamın, ne de soğuk istediğimiz bira ve şarapların sebebini anlatamadık galiba, acaba sıcağı mı hissetmiyordu anlayamadık ama yine de % 10 bahşişini bıraktık çünkü onun tüm bu olanlarda bir suçu yoktu. Soğuk bardaklar soğuk değil, Kaş gibi turizmin doğru dürüst olmadığı, üç kuruşluk yatırımlarda bile üzeri buz tutmuş bardakla bira getiriyorlar ama bunca şube sayısına rağmen Num Num bunu beceremiyor. Soğuk kırmızı şarap istedik, yine başka bir klişe ile geldi garson arkadaş, "oda sıcaklığı" klişesi. Arkadaşlar o kitaplarda bahsedilen oda sıcaklığı, sizin evde yatıp kalktığınız oda ya da içinde olduğunuz mekanın sıcaklığı değil, işi bilenler onu yazarken şatonun mahseninin oda sıcaklığından bahsediyor, yoksa bu sıcakta senin kliması çalışmayan restaurantının sıcaklığından değil! Bu ve benzeri mekanlara tavsiyem bir adet Eurocave şarap ve -18 derece bardak dolabı almaları ki Num Num gibi yerlere bu dolapları seve seve firmalar konsiye verir yeter ki personel o dolapları verimli bir şekilde kullanmak üzere eğitilsin. Tüm bunlar olmuyorsa hiç olmazsa oda sıcaklığı klişesini çocukların hafızasından silsinler. Çocuğa İran'da, Urfa'da bu şarabı servis yapıyor olsaydın nasıl bir derecede şarap getirmeyi planlıyordun deyince düştüğü durum komik oluyor! W.C.'ye gittim, bir bayan da aynı anda benimle kapıdan geçiyordu. Personeli, çalışanları tanıyan birisiydi. W. C. kapısında yürüyen böceği gösterdim kendisine, çok şaşırdı ve hemen adıyla birisine seslendi, ben lavaboya girmiştim ama ilgilenen arkadaşın gayet normal bir ses tonuyla "bu aralar çok var" dediğini duyuyordum, bu kadar rahatlıkla bahsettiği mekan Kanyon gibi bir AVM'de, Türkiye'de ciddi şube sayısı olan, mutfağa on adım mesafede ki Num Num'ın W. C. giriş kapısıydı!? İki gün önce gittiğimde fesleğen soslu, ricotta peynirli pizzasını denemek istedim. Yedim ve sinemaya gittim, o gün biralar buz gibiydi, hem yerken hem de film boyunca o keskin fesleğen sosu boğazımı yakmaktan hiç vazgeçmedi ki ve neredeyse her yemekte bulunmasından çok hoşnut olduğum bir sostur. Çok keskin, acımsı bir tadı vardı. Num Num gibi bir yatırım bence o sosun orjinal reçetesinde olan iki parça dolmalık fıstığı ateşte tavladıktan sonra o sosa karıştırmaktan kaçmamalı, tamam dolmalık fıstık pahallı ama biz o pizzalara zaten 26 TL. gibi uçuk bir fiyat ödüyoruz. Burgerle birlikte yıllardır coleslaw salatası vermekten hiç vazgeçmedi Sn. Mehmet Gürs ama hiç olmazsa içine biraz kırmızı lahana koyup, soğuk servis etseler, yaz için zaten ağır bir ürün bir de sıcaktan kendini iyice bırakmış gelince hiç yenilmiyor. Biliyorum maliyeti ucuz ama kimse yemedikten sonra hiç konulmasın daha iyi. Eskiden Num Num'da süper eğitimli müdürler ve personel mevcuttu. Şimdi ki çocuklara procuitto nereden geliyor diye sorduğumda 15 dakika sürdü öğrenmeleri. İşin en garip tarafı yukarıda ki olayların sadece soğutulamayan bira bölümünde eskiden yanında anında bir müdür/işletmeci belirip özrünü diler ve elinden geleni yapıp durumu düzeltirdi, sizi olması gerektiği gibi o mekandan mutlu bir şekilde ayrılmanızı sağlardı. Ben yukarıda ki tüm olayları yaşarken tek bir yetkiliyi duruma müdahale ederken, durumdan dolayı gelip özür dilerken görmedim. Personel elinden birşey gelmediği için durumu kurtarmak adına sadece boş boş gülüyor ve isterseniz ben size çay ısmarlayayım diyerek iyice saçmalıyordu. Galiba Türkiye'de bir firmaya ait şubeler çoğaldıkça, bu şubelerin çoğalmasıyla birlikte hatta çok daha öncesinde tüm bu operasyonu yönetecek alt yapının kurulmaması, büyüyecek olan operasyonun müdürlerinin restaurant müdürlerinden alınıp operasyonun başına getirilmesiyle henüz hazır olmayan yeni, eğitimsiz ve tecrübesiz restaurant müdürü konumunda arkadan gelen arkadaşların mekanları yönetimi, sonucunda yukarıda bahsettiğim negatif durumları doğuruyor. Oysa ki henüz Num Num'ın mönüsünde et dahi yokken, Num Num paket servise başlamamışken, şubeler zar zor bir elin parmaklarını geçmiyorken durum böyle miydi, hatta o zamanlar Num Num'larda merkez mutfak dahi yoktu. Özetle ortam ve yemekler hala idare eder, personel eğitimi aksamış, müşteri yaş ortalaması düşünce aynı yaşta ki personelin dikkati ister istemez biraz dağılmış, bir toparlanmak lazım diye düşünüyoruum, eskiden Kanyon'da neredeyse hiç alternatif yoktu ve buna rağman herşey süperdi, Kanyon'da, alternatifler çoğaldıkça mekanlar kendine daha bir çeki düzen vereceklerine sanki tam tersi olmuş, Num Num lezzetten ve keyiften anlayan güzel müşterisini galiba diğer mekanlara kaptırmış.