TimeOut İstanbul | Müzeler | Konular | Yenikapı'nın eski yüzü

Yeme&İçme Bar&Club Blog Alışveriş Çocuk Dans Film Gay&Lezbiyen Kitap Klasik Müzik
Müzeler Müzik Sanat Seyahat Spor&Sağlık Şehirde Ne Var Tiyatro İstanbul Otelleri Sex Talk

en populer 10 konu

Sabit planetaryum hakkında 10 şey

Ayasofya'nın gizli hazineleri

Suay Aksoy ile devlet müzeleri hakkında

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

Deniz kabuğu meraklıları Dragos'a!

Konular rss

Yenikapı'nın eski yüzü

Ayşegül Tuna

Şubat 2008

Yenikapı'dan Bizans yükseliyor. Metro kazıları sayesinde ortaya çıkan antik limanla önce kazılara hız verildi, sonra Yenikapı istasyonunda kentin 2. arkeoloji müzesinin oluşturulmasına karar kılındı

DEVAMI

İstanbul’un ciğerine kazmayı saplamak için her zaman geçerli bir neden vardır. İstiklal caddesinin mermer döşemeleri, İSKİ’nin su boruları derken hemen her sosyoekonomik sınıftan İstanbullu yaş ve cinsiyet ayrımına uğramaksızın gayriresmî cambazlık lisanslarına sahip olur. Ancak şimdi bahsi geçecek olan kazıyı ve sonuçlarını ayrı bir yere oturtuyor, hayırlara vesile olmasını diliyoruz; keza Murat Belge, Bizans tarihinin sistematik şekilde kent kültüründen silindiğinden, tarihi kiliseler yerine bilumum otel, motel, hotel ve benzeri yapının yükseleceği projelerden dem vururken kentin metro çalışmaları nedeniyle Bizans’a ait pek çok kalıntı, bilinçli ya da bilinçsiz yok olan uzuvlarına direnircesine gün ışığına çıkıyor ve yeni yüzlerini gösteriyor.

Metro kazılarından çıkan kalıntılar önce Arkeoloji Müzesi’nde sergilendi; ancak özellikle Yenikapı’da antik liman bulunması üzerine kazılardan çıkan eserlerin tek sergilik bir etkinlikle sınırlandırılamayacağı anlaşıldı. Bu noktada İstanbul ikinci arkeoloji müzesine yakında kavuşacak.

Gelelim Yenikapı’ya… Burada çıkan eserler antik kazı dünyası için de eşine az rastlanır nitelikte. Bunun başlıca nedenlerinden biri antik limanlara tüm dünyada oldukça ender rastlanması. Zaten burada böyle bir ören yerinin keşfedilmesi üzerine çalışmalar önce 24 saat kesintisiz hale getirildi, sonra düşünülen toplam kazı süresinin üzerine çıkacağı söylentileri yayıldı. Onlarca arkeolojog ve yüzlerce işçinin geceli gündüzlü sürdürdüğü kazılar sayesinde Türkiye’de ilk kez bir arkeoloji çalışması gece de uygulandı. Üç vardiya halinde yürütülen çalışmalar sonucu ilk etapta 19 batığın çıkması büyük heyecan yaratmıştı. Tekne kalıntılarının sayısı en son 29’a yükseldi.

Haziran ayında Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen sergide, kazılarda bulunan eserler görücüye çıksa da artık onların da daimi bir evleri olması için yeni bir projenin şart olduğu kesinleşti. Batıklarla beraber çok sayıda anfora ve sikkeye rastlanırken Konstantin’e ait olduğu düşünülen sur duvarları ile fırtına sonucu batmış tekneler de bulundu. M.Ö. 4. yüzyıla kadar giden eserlerin kimliği ise ancak ABD ve Türkiye’deki fosil araştırma merkezleri ile antropoloji ve veterinerlik fakültelerinden gelen sonuçlarla netleşecek.

İstanbul Arkeoloji Müzesi uzmanları, Teksas Üniversitesi'nden Prof. Cemal Pulak, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof. Sait Başaran'ın ortak çalışmalarıyla bulunan batıkların onarımlarının yapılmasının ardından Yenikapı istasyonunda oluşturulacak müzede sergilenecek.

Türkiye’nin en büyük arkeolojik kazı alanı haline gelen Yenikapı’nın yaya çıkışının kuzeyinde kilise, batısında bir Bizans yapısı, doğusunda Ortaçağ yelkenlileri bulundu; surun altından ise imparator ailesinin 'kaçış dehlizi' çıktı. Dünya yüzünde bugüne dek farklı dönemlerden yaklaşık bin batık bulunurken, İstanbul kazılar sayedinde bir anda batık zengini oldu. Ne diyelim, dört gözle Yenikapı’daki arkeoloji müzesini bekliyoruz.

Bu arada kısa bir not. Arkeologların kazılar için yeni hedefi Sulukule Four Seasons. Arkeologlar Sulukule'nin Bizans'ın en önemli yerleşim yerlerinden olduğunu belirtiyor. Sulukule yıkılıp yeniden yapılandırılmadan kazıların gerçekleştirilmesi gerektiğini bildiren bilim insanları "Türkiye'nin 1982'de imzalamış olduğu UNESCO Konvansiyonu, yeraltındaki arkeolojik varlıklar araştırılmadan yeni inşaat yapılamayacağı kuralını getiriyor. Bölgedeki kalıntılar hiç araştırılmadı. Bazı kaynaklara göre 569 -570 yıllarında inşa edilen Deuteron Sarayı'nın Sulukule'de olması yüksek bir olasılık.” diyor. Unutanlara hatırlatılır!

Sizin Fikriniz

TOİST Yorum Girişi





  • Onay Kodu

müge b.gök

07 Kasım 2008

12:19

İstanbul gibi belki tüm dünyanın en zengin kültürüne sahip bir kentteki bu zengin Bizans kültürünün bir an önce sağlıklı koşullarda sergilenmesi için ilgililerin harekete geçmelerini yürekten diliyorum.(çok iyimser olmasam da)Artık eskimiş düşüncelerden kurtulup çağdaş bir düşünce yapısına sahip olmak zamanı geldi de geçiyor.İstanbul sahip olduğu eşsiz terihi zenginliğiyle bugün çok daha iyi bir konumda olabilirdi ama ne yazıkki işinin ehli yöneticilerden mahrum kaldı. Neyse moral bozmayalım İstanbul a gönülden bağlı bir avuç insan bunu başaracaktır.. Müge Gök Eryılmaz Mimar,İstabul sevdalısı

Devrim Gulec

12 Şubat 2009

12:08

Bir Turist Rehberi olarak Istanbul'a gercek degerinin verildigine inanmiyorum.Simdiye kadar yapilanlar(iyi,kotu)neyazikki yetersiz kalmis ve gelistirilememistir. Ozellikle bazi yoneticilerimizin "Bizans Fobisi"nden kurtulmalari gerekiyor.En kisa zamanda kapsamli bir Bizans Muzesi'ne ihtiyacimiz var.Tabii UNESCO Konvansiyonunu unutmadan...

cumhur bayar

12 Şubat 2009

17:49

istanbul dünyanın başkenti bu yüzyıllar evvel kanıtlanmış kıymetini bilelim başka istanbul olmayacak

hande daloglu

03 Temmuz 2009

15:59

müzelerle ilgili bilgiler güncellenmemiş,bu günlerde neler var sitenizden öğrenilemiyor

geri dön:
Müzeler > Konular

Sizin Fikriniz

Bu sayfayı:

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu?

Başkalarıyla paylaş :