Arama
Tüm Time Out Istanbul makalelerini, etkinliklerini, mekanlari, kategori, semt ve tarihe gore arayabilirsiniz.
Basın için düzenlenen tanıtım partisine büyülü nefesiyle katılan Yahya Dai, cazseverleri iki haftalık bir şenliğin beklediğini gösteren haberci kuş gibiydi. Detaylarla ilgili haberci kuşunuz ise Time Out
Köküne kadar caz!
Bu kategorideki isimler caz dünyasının hatırı sayılır abla ve abileri. Malum Herbie Hancock için ‘caz ikonu’, Carla Bley için ‘modern cazın ilahı’ deniyor. Festival başlığına tür açısından en sadık sayılabilen bu isimlere köküne kadar cazcı desek de, Paolo Fresu’nun “Geleceğin cazı, ancak başka kültürlere açılarak hayatta kalabilir” görüşü buradaki sanatçıların da mottosu… Klasik ve modern burada harmanlanıyor; kökler ilk dallarını buradan veriyor!
Herbie Hancock
Açık havaya da böyle büyük isimler yakışır. Caz sahnesinde tuşlu çalgıların sihirbazı olarak tanınan, festivalin onur konuğu olmuş bir isim Hancock. Üstat, geçtiğimiz yıl kendisine ‘En İyi Albüm’ dalında Grammy ödülü kazandıran, Joni Mitchell şarkılarını yorumladığı ‘River-The Joni Letters’ projesi ile sıradışı vokaller ve virtüöz müzisyenler eşliğinde İstanbullularla buluşuyor.

2 Temmuz Çarşamba, Açık Hava Sahnesi, 21.00
Biletler: 120 (Sahne önü), 70, 60, 50, 40 YTL, Öğrenci: 30 YTL
Carla Bley and The Lost Chords
İki konser bir arada! Bu gece Arkeoloji Müzesi’nin bahçesinde toplananlar önce yeni İtalyan cazının parlak isimlerinden trompetçi Paolo Fresu’yu, akordeoncu Richard Galliano ve piyanist Jan Lundgren’in birlikte geliştirdiği ‘Mare Nostrum’ projesini dinleyecek. Ardından modern caz bestelerinin akla gelen ilk isimlerinden Carla Bley’in ‘The Lost Chords Find Paolo Fresu’ adlı özel projesi ile haşır neşir olacak.

5 Temmuz Cumartesi, Arkeoloji Müzesi bahçesi, 21.30
Biletler: 60, 50 YTL, Öğrenci: 30 YTL
Nnenna Freelon ve Ivan Lins
Nnenna Freelon, caz vokalde kendine özgü tarzıyla tanınan bir isim. Sahnedeki eşlikçisi ise besteleri, sözleri, yorumu ile klavyenin başında devleşmiş bir müzik adamı olan Ivan Lins. Caz çevreleri, Brezilyalı sanatçıyı ilk hiti ‘Madalena’ ile tanıdığından beri çok seviyor. Lins, 350’nin üzerinde parçası ve 35 yılı aşkın kariyeriyle Brezilya’nın en tanınmış isimlerinden biri. Sahne performansı için ise kulağımıza çalınan yorumlar dikkat çekici: Güçlü, eğlenceli ve iletişime açık!
8 Temmuz Salı, Arkeoloji Müzesi bahçesi, 22.00
Biletler: 70, 50 YTL, - Öğrenci: 35 YTL
Caz ötesi...
Festivalin bu yılki en sıradışı ismi Lenny Kravitz. Çocukluk hatıralarında Duke Ellington, Sarah Vaughan, Ella Fitzgerald ve Miles Davis gibi cazın büyük isimleri olan, alt yapısını siyahi müzikten alan Kravitz bizi rock, soul, pop, funk, hard rock ve folk gibi türlere sürüklerken; Taksim Trio’lu Zakir Hussain ile janr ötesi sesler dünyasına uzanacağız…
Taksim Trio featuring Zakir Hussain
Zakir Hussain’e caz ötesi demek onun gibi ‘hoca’ kategorisindeki biri için haksızlık. Ancak bu müzik adamını Hüsnü Şenlendirici’nin klarineti, Aytaç Doğan’ın kanunu ve İsmail Tunçbilek’in bağlamasıyla birarada düşününce Balkanik, Asyatik, kısacası folklorik tatlara gömüleceklerini düşünüyor insan. Hepsi ivmesi hızlı enstrümanlar ve işin piri olmuşların ellerindeler; tempo tutarken helak olmayın!

7 Temmuz Pazartesi, Aya İrini Müzesi, 21.00
Biletler: 90 (Balkon), 60, 50, 40 YTL, - Öğrenci: 25 YTL
Lenny Kravitz
Caz festivali kapsamında Türkiye’ye ilk kez gelen Lenny Kravitz, son albümü ‘It Is Time For A Love Revolution’ın dünya turnesi kapsamında rock severlerin yüzünü güldürecek. Saçlar kısaldı, arkadaki karizmatik afro davulcu görünmez oldu. Kim bilir belki bildik eski hitlerin sözlerini bile unutmuştur Kravitz. Ama olsun, geç olsun, güç olmasın, onu da dünya gözüyle kaçırmamış olalım!

30 Temmuz Çarşamba, Kuruçeşme Arena, 21.00
Biletler: 300 (Sahne Önü) ,100 YTL
Funk me!
Caz, müziğin yaşayan bir organizma olduğunu kanıtlarcasına tüm dünyada türlerle sevişir, farklı organlar (enstrümanı kastediyoruz) keşfeder, farklı yorumları sınır tanımadan bir araya getirir. Biz de Caz Festivali sayesinde müziğin kökünden beslenen farklı etkileşimler dinliyoruz. ‘Tower of Power’ ve Marcus Miller’la funk ağırlıklı bir geceyle, kent mahrum kaldığı seslere bir adım yaklaşıyor…
Marcus Miller ve Tower of Power
Önce 70’lerde funk’ın efsane isimleri arasına girmiş Tower of Power’ı dinliyor; daha sonra son albümünde onların şarkılarını covar’layan bas virtüözü Marcus Miller’ı… Unutmayın Tower of Power, müziğin en coşturucu unsuru olan nefesli enstrümanları merkeze alan ve 40 yıldır sahnelerde coşku yaratan bir grup. Miller ise türler arasında dolanmaktan çekinmeyen, soul vokalden ağır bas ritimlerine uzanan yükselen bir yıldız.
3 Temmuz Perşembe, Açık Hava Sahnesi, 20.30
Biletler: 80 (Sahne Önü), 60, 50, 40, 30 YTL, Öğrenci: 25 YTL
Cazımsılar!
Bu kategorimiz cazla yetinmeyip pop ve R&B’ye de kaymış, ruhlarına soul katmış, kimi zaman birini alıp ötekini dışlamış müzisyenler…
The Big 3 Palladium Orchestra
The Big Three grubunun varisleri Machito Jr. ve Tito Rodriguez Jr.’ın kurduğu The Big 3 Palladium Orchestra, festivalin en hareketli gecelerinden birini yaşatacak. ‘Mambo Mambo Mambo’ gecesinde, kökleri 1950’lere dayanan mambo ritimlerine kapılacak, dünya caz festivallerinin vazgeçilmez isimlerinden birinin sahne enerjisine tanıklık edeceğiz.

2 Temmuz Çarşamba, Esma Sultan Yalısı, 22.00
Biletler: 45 YTL, Öğrenci: 25 YTL
Pink Martini
Festivalin en çok talep görmesi beklenen gecesi. ABD’nin musikişinas kenti Portland çıkışlı grup, istediği zaman cazır cazır cazla, kimi zaman pop sound’larla, bazense Latin esintisiyle kaplıyor sahneyi. Unutulmazları, unutulmaz bir şekilde yorumlayan Pink Martini, gelmiş geçmiş en iyi ‘Amado Mio’ yorumunu yaptı desek haksızlık olmaz. Zaten grup “Eskileri, özellikle onlar hakkında yeni bir şey söyleyeceğimizi hissettiğimizde yeniden sahneye koymayı ve kaydetmeyi seviyoruz” diyor. Versiyon kültürü iyidir, caz ve yakınındakilere de yakışır diyoruz! Çellolar, trombonlar, perküsyonlarla dolu 12 kişilik orkestrasıyla Pink Martini, yazın en iyi performanslarından birine gebe…

6 Temmuz Pazar, Açık Hava Sahnesi, 21.00
Biletler: 120 YTL (Sahne Önü), 100, 80, 65, 50, Öğrenci: 40 YTL
Rufus Wainwright
Festivalin ‘Yeni Ozanlar’ bölümü bugüne kadar takipçilerini sıkı isimlerle tanıştırdı; misal Cocorosie, misal Antony and the Johnsons… Bu yıl ise bazı şarkılarıyla “Frank Sinatra mı bu?” dedirten bir isim var sahnede: Rufus Wainwright. Romantik yorumu ile piyanosunun başında dinleyeceğimiz Judy Garland hayranı genç ve yakışıklı isim, tarzı sevenlere iyi bir gece yaşatabilir.

8 Temmuz Salı, Aya İrini Müzesi, 20.30
90 (Balkon), 60, 50, 40 YTL, - Öğrenci: 25 YTL
Raul Midón
İki yıl önce yine festivaldeydi, geri dönüşler iyi olunca bu yıl da festivalin konukları arasına katıldı. Bazı parçalarının girişinde ince bir ‘jazzy’ hava olsa ve araya giren üflemeli sololarıyla caza göz kırpsa da o soul dünyasının en kaliteli yorumlarından biri. Arif Mardin’in elinden çıkan ‘State of Mind’ ile ismini türü sevenlere duyurdu, son albümü ‘A World Within A World’le başarısını perçinledi. Soul severler kaçırmasın!
14 Temmuz Pazartesi, İstinyePark, 21.00
Biletler: 50 YTL
Dianne Reeves ve Al Jarreau
Dört defa Grammy almış bir isim Dianne Reeves; ancak kendisi albümlerinden çok sahnedeki güçlü performansı, pop cazdan gospel’e, blues’dan caza uzanan geniş repertuvarıyla tanınıyor. Hemen ardından ise aşk şarkılarının en önemli seslerinden biri olan, yine Grammy manyağı olmuş (yedi tane) Al Jarreau’yu dinliyoruz. Yeni albümündeki ‘We’re In This Love Together’ gibi hitlere ve ‘Ain’t No Sunshine’ gibi önemli yorumlara imza atan Kuzey Amerikalı sanatçı, pop, caz ve R&B türlerinin yaşayan en büyük isimlerinden.

16 Temmuz Çarşamba, Açık Hava Sahnesi, 21.00
Biletler: 100 (Sahne Önü), 70, 60, 50, 40 YTL, - Öğrenci: 30 YTL
Latin rüzgârı
Festival, Brezilya’dan Küba’ya pek çok önemli ismi ağırlıyor. Böylece cazdaki Latin etkisi, İstanbullu dinleyici için daha da görünür bir hâl alıyor. Cazın en duygulu ve asi yorumları için bu bölümü dikkate alın!
Omara Portuondo
Buena Vista Social Club’ın hayatta kalan tek üyesi ya da Küba’nın Edith Piaf’ı olarak adlandırıldığı için değil, sahnelerin deli dolu Omara Portuondo’su olduğu için gidip görmek, sahne aşkının insanı nasıl diri tuttuğuna tanık olmak gerek. Yeni projesi ‘Gracias’ ile festivale katılan Omara Portuondo, Küba ve Brezilya şarkılarına yer vereceği gecede, izleyiciye unutulmaz bir Latin müzik retrospektifi sunacak. Uzun süre Amerikan cazına odaklanan, ardından Küba müziği ile hayran olduğu cazı birleştiren, söylediği bolero’yla ilk günden Buena Vista Social Club’ın favorilerinden biri olan süper babaanneyi cazla ilişkili ilişkisiz herkese tavsiye ederiz.

9 Temmuz Çarşamba, Sepetçiler Kasrı, 22.00
Biletler: 50 YTL (Oturmalı), 40 YTL (Ayakta), Öğrenci: 25 YTL
Caetano Veloso
Brezilya müziğinin protest sesi, hatta kimilerine göre ‘Brezilya’nın Bob Dylan’ı. Caeano Veloso, festivalin bir başka ağır topu. Politik göndermelerle yüklü müziği kadar insan hakları konusundaki hassasiyetiyle tanınan hayatını müziğe adamış bir isim. Myspace’e girip dinleyenlerin kulağına büyük oranda tanıdık gelen parçaların bir kısmını Almódovar filmlerinden biliyoruz.

10 Temmuz Perşembe, Açık Hava Sahnesi, 21.00
Biletler: 80 (Sahne Önü), 55, 45, 35, 25 YTL, Öğrenci: 20 YTL
Yasmin Levy
Duygulu, hatta tam karşılığıyla ‘yanık’ vokallerden hoşlanıyorsanız, Yasmin Levy’nin ‘ladino’ları tam size göre. Folk öğeler, klasik gitar soloları ve biraz pop’a kaçan bir sound. Son albümüyle flamenkoya da iyice yaklaşan Levy’nin sahnesinde kanun ve ud bile var… Levy’nin tarzını beğenin ya da beğenmeyin, sesinin gücüne kapılmamak imkânsız.

14 Temmuz Pazartesi, Esma Sultan Yalısı, 22.00
Biletler: 50 YTL (Oturmalı), 40 YTL (Ayakta), Öğrenci: 25 YTL
Özel gece ‘Sing the Truth’
Festivalin bu özel gecesi, ölümünün beşinci yıldönümünde Nina Simone’a adandı. Nina Simone, hem yaptıkları hem de tarzı açısından kategorize edilmesi zor bir isim. Müziği funk’tan blues’a, Kuzey Carolina cazından lounge’a uzanırken söz yazarlığı, politik duruşu, dansçılığı, aktristliği ile kendini farklı alanlarda kanıtlamış biri. Onun sesinden dinlemeye alıştığımız şarkıları, bu gece Simone severler için Dee Dee Bridgewater, Stacey Kent, Raul Midón ve Sibel Köse seslendirecek.
15 Temmuz Salı, Sepetçiler Kasrı, 22.00
Biletler: 50 YTL (Oturmalı), 40 YTL (Ayakta), Öğrenci: 25 YTL
European Jazz Club Geceleri
Festival klasiklerinden European Jazz Club Geceleri’nde Avrupalı solistler ile Türkiye’den virtüözler yine özel projeler ile bir araya geliyor. Şehrin en önemli caz kulüplerinden biri olan Nardis’de saat 22.30’da başlayacak olan konserler dizisi hemen aşağıda.
Biletler: 25 YTL (Masa), 20 YTL (Kısıtlı Görüş Masa), 15 YTL (Ayakta)
l 2 Temmuz Çarşamba
Dizzy Gillespie’nin gençlik yıllarında tanıdığında “Miles Davis ile boy ölçüşebilir” yorumunda bulunduğu büyük isim Nardis’de. Trompet ustası Muvaffak ‘Maffy’ Falay, Türk caz dinleyicisine yakın bir isim. Bu özel gecede saksofonda Ulf Andersson, piyanoda Carl Fredrik Orrje, kontrabasta Kağan Yıldız ve davulda Ferit Odman ile buluşuyor. ‘Maffy Falay Quintet / Türkiye -İskandinavya Buluşması’, Avrupa Kupası’na taş çıkarır nitelikte.
13 Temmuz Perşembe
Trompetçi Wolfgang Puschnig ve caz formundaki Mozart yorumlarıyla ünlü caz piyanisti Sabri Tuluğ Tırpan’la türler arasında gezintiye hazır olun!
14 Temmuz Cuma
Önder Focan, festivalin de Türk caz sahnesinin de vazgeçilmezi… Bu sefer Nardis’i üstatların eşlikçisi trompetçi Oliver Grönewald ile işgal ediyor.
16 Temmuz Pazar
Dikkat: Bu performans 21.30’da başlıyor. Quartet Muartet ve Wax Poetic gibi gruplardan tanıdığımız Alp Ersönmez’in üçlüsüne trompetiyle Alexander Tassel eşlik ediyor.
18 Temmuz Salı
Daha önce verdikleri konserlerle olumlu eleştiriler alan vokalist Sibel Köse ve trompetçi Jean-Loup Longnon, Nardis’te.
19 Temmuz Çarşamba
Piyanist Burak Bedikyan, özellikle geçen yıl festivalde yer aldığı ‘Beatles Jazz’ projesiyle akıllarda kalmıştı. Bu yıl sahneyi Litvanyalı saksofoncu Kestutis Vaiginis ile paylaşıyor.
14 Temmuz Pazartesi
Fransız müziğinin öne çıkacağı akşamda, doğaçlama ağırlıklı ilerleyecek olan ikili ise gitarist Sarp Maden ve Fransız trompetçi Stéphane Belmondo.
15 Temmuz Salı
Gitarist ve besteci Onur Ataman, Hollandalı trompetçi Eric Vloeimans ile sahnede. Bakalım Ataman, Onur Ataman Ensemble’daki gibi Türk motifi katkılı caz nağmelerini bu akşam da estirecek mi?
16 Temmuz Çarşamba
Onur Ataman gibi Hollanda’da yaşayan Baki Duyarlar, bu gece meşhur ‘Bahriye Çiftetellisi’ni çalar mı bilinmez ama hazır yakalamışken kaçırmamakta fayda var. Kendisine Rotterdam Konservatuvarı’nda tanıştığı Belgrad doğumlu saksofoncu Stanislav Mitrovic eşlik ediyor.
Sokak konserleri
Müziği sokağa taşıyan etkinlikler şehirdeki büyük bir eksikliği ortadan kaldırıyor ve sokak yaşamından mahrum bünyelere ilaç gibi geliyor. ‘Caz kenti İstanbul’ mottosuyla müziği sokağa döken festival ekibi, ücretsiz olarak gerçekleşecek olan etkinliklerle müziği kitlelerle buluşturuyor…

New Orleans’ın köklü caz bandolarından Coolbone, Beyoğlu’ndan Kadıköy’e, Nişantaşı’ndan Bağdat Caddesi’ne İstanbul’un değişik semtlerinde konserler verecek. Rastlamak isteyenler için program hemen aşağıda:
2 Temmuz Çarşamba, 18.00 / Beyoğlu, Galatasaray Lisesi Önü
4 Temmuz Cuma, 18.00 / Nişantaşı, Harbiye Askeri Müzesi yanı
6 Temmuz Pazar, 18.00 / Bağdat Caddesi, Caddebostan
7 Temmuz Pazartesi, 18.00 / Kadıköy, Eminönü Vapur İskelesi önü
8 Temmuz Salı, 16.30 / Suadiye, Kadıköy
Genç Caz
Festival programında altıncı kez yerini alan Genç Caz, festivalin bir diğer ücretsiz etkinlikler silsilesi. Genç Caz’a katılma hakkı kazanan gruplar, festival süresi boyunca belirlenecek olan günlerde Nardis’te konser verecekler. BÜMK Caz Korosu, Trio Iff, Neutrio, Serkan Çakıt&Barış Aslan Project, 15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nde ses verecek genç topluluklar. Programı www.iksv.org/genccaz adresinden takip edebilirsiniz.
Caz Vapuru
Sokak konserlerinde yer alan New Orleans menşeli şenlikli bando Coolbone, caz standartlarından ünlü müzikallere uzanan repertuarıyla İstanbul Saxophone Quartet eşliğinde boğaz sefası yaşatacak. Caz Vapuru’nu anlatmaya gerek yok; müdavimleri bilir, İstanbullu caz severler için yazın en şenlikli günlerinden biridir. 6 Temmuz Pazar günü saat 11.00’de Kabataş’tan yola çıkacak ve Anadolu Kavağı’na kadar gidecek olan Caz Vapuru ile iki saat molanın ardından kendinizi yeniden Kabataş’ta bulacaksınız. Tabii Boğaz’ın sularını caz renkleriyle boyadıktan sonra!
Biletler: 35 YTL, Öğrenci: 25 YTL
Biletler
Festival biletleri mayıs sonundan bu yana satışta. Biletleri 10.00-18.00 arası İKSV’den (İstiklal Caddesi 64, Beyoğlu), hafta içi 08.30-21.00, hafta sonu 10.00-21.00 arası Biletix satış noktalarından ya da www.biletix.com adresinden edinebilirsiniz.
Sizin Fikriniz