Arama
Tüm Time Out Istanbul makalelerini, etkinliklerini, mekanlari, kategori, semt ve tarihe gore arayabilirsiniz.
Sahnesine denk gelince mi kafanıza dank etmişti 'Better Than My Baby'nin sahibinin Türk olduğu? Cover'larının rüzgârına kapılıp, Bedük'ün kendi şarkılarını topladığı 'Even Better'ı es geçtiyseniz yeni albümü 'Dance Revolution' Ekim'de raflarda...
Yeni albümde de ‘Even Better’da olduğu gibi ‘çok kişilikli bir gösteri’ mi var?
Evet, yine çok kişilikli gösteri. Her şeyi ben yapıyorum. Ama çok güvendiğim müzisyen arkadaşlarım da var yanımda. Enstrümanları bazen ben, bazen onlar çalıyor. Kim neresinden tutarsa şeklinde. Tıkandığım zaman ben onlara gönderiyorum, onlar çözüyorlar. Ya da beraber takılıyoruz. Bazen de her şeyi ben yapıyorum. Değişiyor. Benim için önemli olan önceki albümün bir ‘tık’ ilerisine gitmek. Bu albümle bunu başaracağımı düşünüyorum. ‘Even Better’da doğru kişileri bulamadığım için her şeyi kendim yapmıştım. Yeni albümde, beraber sahneye çıktığım grup arkadaşlarım yardım ediyor. Tüm albüm İngilizce, belki bir Türkçe şarkı olacak. Amacım sahnede yaptığım şeyi albüme taşımaktı. Onun dışında dinleyince “Bu Bedük şarkısı” diyebilirsiniz. Aralarda 70’lere giden şeyler var ekstra olarak.
Albüm yaparken kabusun nedir? a)şarkıların çalınması/silinmesi b)bestede tıkanmak c)albümün tutmaması olasılığı…
Albüm yapma süreci zaten başlıbaşına kabus. Normal hayattan kopmak zorundasın. Gündüz saçmasapan, dünyevi işler oluyor. Nüfus müdürlüğüne, bakkala gitmek gibi. Ama kafan tamamıyla bu dünyanın dışında olduğu için zorlanıyorsun. İşin yaratıcı kısmı gece ortaya çıkıyor. Aslında benim şu an yaşadığım ‘ilk albümü tutan adamın ikinci albümü nasıl olacak sendromu’. Çok daralmıyorum ama beni beğenen insanların ne düşüneceğini kafama takıyorum. ‘Better Than My Baby’ye veya ‘My Woman’a yakın bir şey çıkarsa “Kendini tekrar- lamış” derler mi diye düşünüyorum. Bu insanın yaratıcılığını ve psikolojisini çok etkiliyor. Çalınma konusunda korkum yok çünkü parçaları asla stüdyo dışına çıkartmam. Bir tek arabada dinlerim. Tıkanma durumunda bırakırım uğraşmayı. İlham gelir, gece kalkıp yazarım.
Şarkıların ham halini eşine bile dinletmekten kaçınıyorsun. Neden?
Karşı tarafı kısıtladığı için. Çünkü müzisyen olmayan kulak ilk duyduğu şeye alışıyor ve sonra değişiklik yapınca bunu yadırgıyor. Bir de şarkılar mastering’siz, mix’siz oluyor. Yani normalde dinleyiciye şarkı üstüne cila çekildikten sonra ulaşıyor. Ham halini birisine dinletince “Güçlü olmamış bu şarkı” diyebilir.
Elektronik müzikle bugüne kadar seni etkilemiş türlere gönderme yapabildiğini söylemişsin. Elektronik daha özgür bir tür mü sence?
Her tür kısıtlayıcıdır aslında, kendi içinde değerlendirmek lazım. Rock’ın kendi özgürlükleri ve kısıtlamaları var, elektroniğin de öyle. Benim rock geçmişim hem armonik altyapımda, hem sound’umda çok etkili oluyor. Ama elektronik müzik yaptıktan sonra rock’a geçseydim, rock’ın getirdiklerini de elektroniğe yedirirdim. Rock ve elektronik birbirini besler yani kısıtlama olmaz. Yeni şarkılarımda ise kimsenin izini bulamazsın. Zaten hiç sevmediğim bir şeydir birine benzemek.
Albümlerini ‘Audiology’ adlı kendi şirketinden çıkartıyorsun. Ama bu şirketten albümü çıkan tek isim sensin. Başka isimlere şans vermeyi düşünmez misin?
Myspace’ten ‘Lips’ diye bir grup var ama değişecek adları. Bana myspace’ten mesaj atmışlardı. Kim bunlar diye bakınca çok beğendim. Onlara seneye bir albüm yapacağım. Çok tatlı ve kendilerine özgü bir müzikleri var. Sırf elektronik yapanları aramıyorum. Indie olsun yeter. Ama Arctic Monkeys gibi bir indie değil. Daha kendine özgü müzik yapan adamlar arıyorum. Ben her şeyi kendi başıma, sisteme karşı yaptım ve yardım etmek istiyorum.
İkinci albümde büyük bir değişiklik yaptın ve elektronik müzik tarzına geçtin. Bu albüm patlamasaydı ‘b planın’ var mıydı?
Reklamcılığa dönerdim. Hem müziğe hem ona devam ederdim.
Eurovision’a katılmanı isteyenler facebook’ta grup kurmuş. Teklif gelse katılır mısın yoksa Eurovision’un düşük müzikalitesi bir engel mi olur senin için?
“Gitmem” diyen kafadan yalan söylüyordur. Neden gittiğin önemli. Ben oraya bayrağımızı sallandırmaya gitmem. Çok güzel tek şarkılık bir konser vermeye giderim ve milyonlarca insan beni TV’den izler. Çok da keyif alırım ve kafadan ilk üçe girerim. Ama bakınca Eurovision Abba’dan başka kimseye bir katkı yapmadı zaten.
Sizin Fikriniz