TimeOut İstanbul | Müzik | Konular | 'Neon' parlamaya hazır

Yeme&İçme Bar&Club Blog Alışveriş Çocuk Dans Film Gay&Lezbiyen Kitap Klasik Müzik
Müzeler Müzik Sanat Seyahat Spor&Sağlık Şehirde Ne Var Tiyatro İstanbul Otelleri Sex Talk

en populer 10 konu

Moon Duo röportajı

Mor ve Ötesi röportajı

Soaked röportajı

Kenan Doğulu röportajı

THE TURBANS

Konular rss

'Neon' parlamaya hazır

Seda Pekçelen

Eylül 2008

İlk albümlerini çıkaracak hevesli gruplar artık kayıt işini kendileri hallediyor. Neon bunu deneyimleyen gruplardan biri. Grubun davulcusu Mustafa Zümrüt askerdeydi, Özgür Özen (vokal & gitar), Metin Çakır (bas) ve Taner Yücel (gitar) ile söyleştiğimde.

DEVAMI

Müzik yapan bir grup albüm yapma zamanının geldiğini nasıl anlar?
M: 6-7 yıldır beste yapıyorduk zaten ve elimizde 20’den fazla şarkı vardı. Aslında Bursa çıkışlıyız ve İstanbul’a gelme sebebimiz albüm yapmaktı. Burada birçok konser verdik. Bir rock grubunun albüm yapması için bestelerini insanlara dinletmesi, tepkileri ölçmesi lazım.

Ö: Şarkılarınız ezbere söyleniyorsa artık albüm çıkarmanın vaktidir. Bizde öyle oldu. 2000’den beri kendi şarkılarımızı yapıyoruz ve en başından itibaren amacımız buydu.

T: Müzik de insan da değişiyor sürekli. Değişme sürecinde insan psikolojik olarak hissediyor kaydetmesi gerektiğini.

Cover çalmak ne kattı size?
M: Seyirci sayısı olarak bir katkısı olmadı. Ama sevdiğimiz şarkıları çalıyorduk. Zaten tadı kaçmaya başlayınca bıraktık cover yapmayı. En başta zaten beste grubu olarak kurulduk. Editors, Radiohead, Supergrass,Manic Street Preachers çaldık.

T: Playlist’te zaten 2-3 cover olurdu.

Ö: Sahne deneyimi kazanmış olduk.

İlk albümü yapıyor olmanın zorlukları neydi?
M: İlk albümü yapmaya karar verme sürecimiz Türkiye’deki ve dünyadaki müzik piyasasının düşüşte olduğu döneme denk geldi. Tüm gruplar gibi zorlandık. Albümler satmıyor, plak şirketleri albüm yapmak istemiyor ve kapanıyor, dijital ortamda müzik alınıp satılıyor. Ama teknoloji geliştiği için albüm yapmak da daha kolay hale geldi. Ters orantılı olarak müziği insanlara ‘label’ ile ulaştırmak zorlaştı. Bunun sıkıntısını iki yıl boyunca şirketleri beklediğimiz dönemde çektik. Sonra kendimiz yapmaya karar verdik ve ilk albümümüzün tüm prodüksiyonunu kendimiz üstlendik.

İlk 10’a kaldığınız Nokia Supersound’a tesadüf eseri katılmışsınız.
M: İstanbul’a geldiğimiz ilk yıldı. Daha önce şarkıları hep evde kaydediyorduk ve ilk defa stüdyoda ‘Neon Işıkları’ şarkımızı kaydetmiştik. Yarışmanın haberini o zaman aldık. “Bizim de artık stüdyoda kaydedilmiş şarkımız var, yollayalım” diye düşündük. Birkaç yerde çalıyorduk ve ismimizin duyulmasını istiyorduk. Yolladık, hiç beklentimiz yoktu.

T: Forumlarda hiç reklam yapmadık.

M: Arkadaşlarımız niye haber vermediğimizi sorup kızdılar. Daha çok konserlerle ilgiliydik.

Ö: Yarışmalarda zaten müzik yarışmıyor. Kitle etkili, lobi yapmak lazım. Bizim öyle bir çabamız olmadı.

Parçalarınızda müzik mi öne çıkıyor yoksa sözler mi?
Ö: Diğer gruplardan farkımız bu olabilir. Genelleme yapmamalı ama bazı gruplarda vokal çok önde, müzik geri planda. Bizde sözler ve müzik dengeli. Sadece vokali duymuyorsunuz. Arkada iyi bir müzik var.

Grupta herkesin parçalara katkısı olur mu? Yoksa sözleri yazan ve besteleri yapan isimler sabit mi?
M: Görev dağılımı yok, müziği beraber yapmayı seviyoruz. Belli bir fikirden ortaya çıkıyoruz. Belli bir akorla belli sözlerle geliyorum ben mesela. Kabul görürse üstünde çalışıyoruz, son şeklini hep birlikte veriyoruz.

T: Ben davullara karışırım, gitarcımız bile davula karışır. Herkes her enstrümanı az biraz çalıyor.

Ö: Bana vokal konusunda tavsiye veriyorlar. Fikir ayrılığına pek düşmeyiz, birbirimizin yaptıklarını beğeniriz.

Albümden ziyade konserlerden para kazanıldığı bir dönem. Klasik biçimde albüm çıkartmanın bir mantığı var mı hâlâ?
M: Bunun tartışmasını bayağı yaptık aramızda, albüm yapan son temsilciler olacağız belki de. Albüm yapmanın duygusal, nostaljik bir boyutu var.

Sizi müzik sevdasından vazgeçme noktasına getiren veya albüm yapma sürecinde umudunuzu kıran olaylar oldu mu?
M: İnsanlar beğenecek mi, şirketlerle anlaşma yapabilecek miyiz kaygıları vardı ama bu ilk albümü yapan herkese olur. Genelde dinleyiciden destek gördük biz. Suratımıza kapılar filan kapanmadı.

Aldığınız en iyi eleştiri neydi bugüne kadar? Sevdiğiniz müzisyenlerin, eleştirmenlerin desteğini gördünüz mü?
M: Eleştirmen olarak Murat Beşer beğeniyor. Bedük çok destekliyor. Rolling Stone dergisinin ekibi, Blue Jean’den Ayhan Abayhan. Yeni jenerasyon gruplardan Sakin, Ars Longa.

Ö: Yarışma zamanında Vega destekledi. Birlikte konserimiz oldu, devamı gelecekti ama biz tembellik ettik biraz, onların da çok konseri olmadı.

Albümden sonra kendi şarkılarınızı mı çalacaksınız, cover da yapacak mısınız?
M: Arada eğlencesine bir-iki tane cover yapılabilir, eğer çok sevdiğimiz bir şarkı olursa. İstanbul’a ilk geldiğimizde önümüzde iki yol vardı. Ya daha çok cover çalıp daha çok insana çalacaktık ya da kendi bestelerimizi çalacaktık. Biz zor olanı yani kendi bestelerimizi çalmayı seçtik. Öyle de devam edeceğiz.

Sizin Fikriniz

TOİST Yorum Girişi





  • Onay Kodu

geri dön:
Müzik > Konular

Sizin Fikriniz

Bu sayfayı:

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu?

Başkalarıyla paylaş :