TimeOut İstanbul | Sanat | Konular | Murat Pilevneli, Galerist'in kurucusu

Yeme&İçme Bar&Club Blog Alışveriş Çocuk Dans Film Gay&Lezbiyen Kitap Klasik Müzik
Müzeler Müzik Sanat Seyahat Spor&Sağlık Şehirde Ne Var Tiyatro İstanbul Otelleri Sex Talk

en populer 10 konu

Picasso - Suite Vollard hakkında 10 şey

Murat Pilevneli, Galerist'in kurucusu

Karşılaştırmalı müzayede evleri

Galata'da sanat&zanaat

Müzayede evleri

Konular rss

Murat Pilevneli, Galerist'in kurucusu

Seda Yılmaz

Aralık 2008

İstanbul'da güncel sanatın çehresini değiştiren Pilevneli'yla galericiler, sanatçılar ve koleksiyonerler ekseninde sanat piyasasını konuştuk...

DEVAMI

Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nın şehrin çekim merkezlerinden biri olmasında Galerist’in kurucusu Murat Pilevneli’nin rolü büyük.

Bugün sanat alanındaki yeni oluşumlara ve galerilere baktığımızda birçoğunun genç sanatçılara destek olmayı şiar edindiklerini görüyoruz. Galerist de 7 sene önce böyle bir söylemle ortaya çıkmıştı. Burada sergilenen sanatçılar hala bu söyleme göre mi seçiliyor?
Galerist ilk kurulduğunda temsil edilmeyen, genç sanatçıları destekleyen bir galeriydi. Bu anlamda Türkiye’de galericiliğin vizyonunu değiştirdiğimizi söyleyebilirim. Fakat bizim gibi köklü kurumlar, bir noktadan sonra genç sanatçılara destek veremez oluyor. Büyümeyle birlikte maliyetlerin yükselmesi kaçınılmaz. Bugün Galerist olarak, Art Basel’den FIAC’a kadar birçok uluslararası sanat fuarına katılıyoruz. Dolayısıyla, artık genç bir sanatçının 1500-2000 dolarlık işini sergileyemiyoruz. Bu noktada genç galeriler devreye giriyor ve genç sanatçılara alternatif bir platform oluşturuyor.

İstanbul’da genç ve alternatif galeriler çoğalıyor. Bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şu sıralar sanat anlamında iyi ve heyecan verici gelişmeler var. Bu kurumların ortaya çıkmasının sebeplerinden biri, genç sanatçıların sayısındaki artış. Artık sanat eğitimi alanlar ‘Sanatta para yok. Başka nereden para kazanabilirim?’ düşüncesini bir kenara bıraktılar. Ayrıca, ülkemizde sanata olan ilgi yoğunlaştı. Tabi bunda sanat alıcılarının sayısının artmasının da büyük etkisi var. Alıcı kesimle birlikte sanata belirli bir para akmaya başladı. Böylece, daha genç galeriler ortaya çıkma şansını yakaladı.

Yeni oluşumlar ve inisiyatifler uzun vadede başarılı olabilecekler mi sizce?
Bu konuda bir şey söylemek için henüz çok erken. Bu oluşumların başarılı olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz. Kurumlar bazında kendime göre tahminlerim var. Ama onlara haksızlık olmaması açısından tahminlerimi kimseyle paylaşmıyorum.

Genç sanatçıları takip ediyor musunuz? Beğendiğiniz isimler var mı?
Üniversitelerin yıl sonu sergilerine gitmeye çalışıyorum. Galerist’e portfolyo getiren birçok sanatçı oluyor. İyi bir sanatçının bunu yapmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü iyi olan bir şekilde görünürlük kazanır. Şu an genç sanatçıların yapıtlarına ‘İyi mi, kötü mü?’ diye bakmıyorum. Bu elemeyi yapabilecek noktaya gelmedik bence. Ortaya çıkan her şeyi sonuna kadar desteklemek taraftarıyım.

Genç bir sanatçının kendini burada kabul ettirmek için illa yurt dışında eğitim alması veya işlerini orada sergilemesi gerekiyor mi?
Bir dönem böyle bir inanış vardı ama artık bu inanış miyadını doldurdu. Aslında ilk kurulduğumuzda biz de bu söylemi kullandık. Çünkü 6-7 sene önce yerel eğitimden geçen gençler dünyada geçerli olabilecek bir dil kullanmıyorlardı. Bunun için biz de yurt dışında yaşayan Türkleri buraya çektik. Kuşkusuz yurt dışında eğitim hala iyi bir şey. Ama illa olması gerekmiyor. Günümüz sanatında zanaatın yanında fikir de çok önemli.

Türkiye’de ‘Güncel sanatın miladı’ dediğiniz bir dönem var mı?
2001 kriziyle birlikte her şey değişti. Bu kriz, güncel sanat piyasasının ortaya çıkmasına yol açtı. 

Sanat piyasasını Avrupa mı belirliyor?
Londra ve New York belirliyor aslında. Sanat piyasasının değerinde güçlü ekonomilere sahip ülkelerin etkisi büyük oluyor. Para nerede yoğunlaşıyorsa orası otomatikman sanat piyasasına yön veriyor. Son dönemde Rusya’daki koleksiyonerlerin sayısı inanılmaz bir artış gösterdi. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir müzayedede Rus ve Türkmen alıcılar ağır bastı. Dünyada sanat piyasası son yıllarda iyice globalleşti. Batılı koleksiyonerler İran, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerden sanat eseri alıyorlar. Yakında Türkiye’ye olan ilgi de artacak.

Güncel sanat Türkiye’de yatırım aracı olarak görülüyor mu?
Koleksiyonerlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Bir tarafta sanatı çok sevdiği için sanat yapıtları alanlar var. Diğer tarafta da yatırım aracı olarak görüp alanlar oluyor. Türkiye’de güncel sanat eserlerinin fiyatları hala oldukça makul. Fiyat marjı ortalama 1000’le 10.000 Euro arasında değişiyor. Bu ortalama, Avrupa’yla kıyaslandığında çok düşük sayılır. Mesela, Almanya’da yetenekli birisi ortaya çıktığı zaman işlerini 8000-10.000 Euro arasında bir fiyattan satmaya başlıyor.

Sanat alanında da modada olduğu gibi trendlerin varlığından söz edilebilir mi?
Aslında kısmen böyle olduğu söylenebilir. Bir süre video art çok ön plandaydı. Derken fotoğraf sanatı çok popüler oldu. Sonra resme geri dönüş yaşandı. Son dönemde Ortadoğu sanatı yükselişte.

Sizin Fikriniz

TOİST Yorum Girişi





  • Onay Kodu

ayhan tögel

15 Şubat 2010

11:19

murat bey merhabalar ben şırnak silopiden asker arkadaşınız ayhan tögel nasılsınız telefon numaram 05453397627 size ulaşamadım ararsanız görüşelim saygılarımla

geri dön:
Sanat > Konular

Sizin Fikriniz

Bu sayfayı:

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu?

Başkalarıyla paylaş :