Arama
Tüm Time Out Istanbul makalelerini, etkinliklerini, mekanlari, kategori, semt ve tarihe gore arayabilirsiniz.
Sanat için soyunur mu bilmiyoruz ama saçına 80'lerdeki gibi meç yaptırmakta bir an bile tereddüt etmedi Şebnem Bozoklu. Tiyatro Kılçık, DOT ve 'Canım Ailem' arasında bölünmüş programında kendimize zar zor yer açtık...
Seni ilk kez birkaç sene evvel Tiyatro Kılçık’ta izlemiştim. O devam etmiyor sanırım ama şu ara DOT’ta sahneye çıkıyorsun.
Kılçık devam ediyor aslında, sadece ara vermiştik çünkü Cenk Tunalı askerdeydi. 9 Şubat’ta yeniden başladık. DOT’a bu sene başladım, o da devam ediyor.
Oyunculuğunu üç farklı alanda devam ettiriyorsun: Kabare, ‘in yer face’ tarzı tiyatro ve TV dizisi. Hangisinin tatmini daha büyük?
Hepsi çok heyecan veriyor bana çünkü durumlar çok farklı. Biri eski Devekuşu Kabare tadında absürt komedi, diğeri çağdaş bir tiyatro, öteki çok izlenen bir dizi. Hepsinde farklı reaksiyonlar alıyorum; bir oyuncu için en güzel şey de oynadığının geri dönüşünü almak.
‘Canım Ailem’den evvel daha ufak bir kesim seni tanıyordu, şimdi ise bütün Türkiye. Hayatında neler değişti?
Televizyon çok güçlü bir şey. Bir dizide oynadığın zaman anlıyorsun ki sandığından çok daha büyük kitlelere ulaşıyorsun. Çok şey değişti tabii ki, tanıyorlar artık. Bu benim televizyondaki üçüncü işim ama en uzun süren, en bilinen bu.
Daha çok tiyatro sahnesine alışık bir oyuncu olarak dizi seti seni zorladı mı?
Zorlanmadım aslında. Kameranın soğuk olduğu söylenir hep, komedi oynuyorsan birilerinin güldüğünü göremezsin. Ama ben gayet eğleniyorum ve televizyondan izlerken zaten geri dönüşü alıyorum. ‘Gerçek oyunculuk sadece tiyatro sahnesinde olur’u doğru bulmuyorum. Tiyatro bambaşka bir platform elbette ama televizyonu küçük görmemek lazım. Yetenekliysen ya da bu işin eğitimini aldıysan oyunculuğunu tiyatro sahnesinde de, sinemada da, televizyonda da sergileyebilirsin.
Genelde oyuncular tiyatro yapabilmek adına televizyonu gelir kaynağı olarak görür. Senin için öyle değil anlaşılan.
‘Canım Ailem’ çok iyi yazılmış, iyi oyunculara, iyi yönetmene sahip bir dizi. ‘Buradan para kazanıyorum’ diye düşünmüyorum, çok severek oynuyorum. Ekip de aynı şekilde. .. Her zaman bu koşullar oluşmayabiliyor tabii ama ‘Canım Ailem’ bu açıdan çok özel bir yapım.
Dizideki, DOT’taki ve Kılçık’taki karakterlerin o kadar birbirinden farklı ki... Gerçek hayattaki karakterin desen o da apayrı. Sabah kalktığında kimlik problemi yaşadığın oluyor mu?
Aslında bu benim oyuncu olma sebebim. Pek çok insanın ‘hastalık’ olarak değerlendireceği bir şeyi yaparak bundan keyif almak çok güzel bir şey. Mesela bu sene DOT’ta çılgın bir tiyatrocuyu ve deli bir Amerikalı kadını oynadım, ‘Canım Ailem’de 40 küsür yaşında, Adanalı bir kadını oynuyorum, Kılçık’ta altı değişik tiplemem oluyor mesela, hepsi de birbirinden farklı. Tek bir şeyi oynamak beni bu kadar memnun etmezdi.
Bazen okuyoruz röportajlarda; “Çingene rolü için altı ay çingenelerin arasında yaşadım.”
“Normal hayatta da kraliçe gibi davrandım.” falan... Sen nasıl bürünüyorsun o karakterlere?
Pek çok karakteri aynı zamanda canlandırdığım için zaten imkânsız bu. Ben oradan bakmıyorum oyunculuğa, o iş sağlıksız benim için. Günlük yaşamını ona dönüştürmeyi şizofreni başlangıcı gibi algılıyorum, benim için doğru değil. Ben gözlemliyorum, Adanalı’yı canlandırıyorsam konuştuğum Adanalılara soruyorum, ediyorum “Bunu nasıl diyorsunuz, nasıl yapıyorsunuz” falan diye.
En iyi Adana aksanı yapan oyuncu ilân edildin geçenlerde. Ailede yok mu cidden hiç Adanalılık?
Yok, burada doğdum, büyüdüm. Annem Mısırlı, Adanalılık’la hiç alâkamız yok. Adana’da dolu dolu beş gün geçirdim role hazırlanmak için. İnsanlar konuştukları zaman kulağımda melodisi kalıyor. Beni şiveden ziyade kendi sesimi kullanmamam zorluyor. Normalde daha ince bir sesim var ama dizide peslerimi kullanıyorum. Kendime biraz acımasızım, çok kolay beğenemiyorum, izlerken hep ‘daha iyi yapabilirdim’ diye düşünüyorum.
Rolünle ilgili en dikkat çeken şey 20’li yaşlarında olmana rağmen 40’lı yaşları canlandırıyor olman. Nasıl hissediyorsun? Gerçek hayattan birilerini mi model aldın?
Etrafımda o jenerasyondan çok kadın var. Teyzelerim mesela... Meliha karakteristik bir kadın ve yaşı benim için zor bir yaş. 70 olsaydı benim için canlandırması bu kadar zor olmazdı, formu da başkadır, duruşu da, konuşması da... Adanalı olması rahatlattı beni biraz ama hayatımdaki tüm kadınlardan izler var. Bu rolü, seçmelere girip aldım. Oynayarak elde ettiğim bir rol olduğu için çok iyi hissettirdi.
Dizi bitene kadar saçındaki meçten kurtulmana izin yok herhalde...
Saçımı değiştirmeyi ben de istemem zaten çünkü çok yakıştığını düşünüyorum. Hem başka kimsede yok. 80’lerden kalan bir meç. Tabii dizideki formu başka. Bir saat sürüyor benim hazırlanmam.
Çekimler nasıl geçiyor? Ekip sağlam, iyi eğleniyor musunuz?
Çok eğleniyoruz. Uğur Yücel’e çok gülüyorum. Bulunduğu yeri bir anda çok eğlenceli hale getiriyor. Ozan da inanılmaz; oynamakta zorlanıyoruz bazen. Gözümüzün içine bakınca sinirimiz bozuluyor gülmemeye çalışıyoruz.
Sizin Fikriniz
Bahadır Ünsal
06 Mart 2009
09:26
Çok Türk dizisi izllemedim. Bu ikincisi Hanımefendinin yeteneğini yorumlamak benim haddim değil, kzım ile beraber izlediğimiz hemen hemen tek TV programı. Tebrik ederim.
senem şener
11 Mart 2009
11:47
Kendisini çok beğenerek izliyorum.Aslında pek dizi izlemem fakat eşimle birlikte kaçırmadan izlemeye çalışıyoruz.Bana çocukluğumda ki mahalle hayatını ve komşuluk ilişkilerini hatırlatıyor.
sevim alımlı
06 Mayıs 2009
13:54
sen cooqqq tatlısın süper cnm ailem
Engin Bal
27 Mayıs 2009
14:19
Son yıllarda hiçbir oyuncuyu bu kadar keyif alarak izlemedim.Ailece salıyı iple çekiyoruz.
halime çakar
20 Aralık 2009
22:59
benim izlediğim ilk dizi gerçekten de meliha dikkatimi çekti ve onun sayesinde başladm izlemeye kendisi çok başarılı şebnem bozoklu en güzel ödüllere layık onu bütün kalbimle destekliyorum...
dilara yurtseve
11 Haziran 2010
10:03
ya ben şebnem bozokluya bayılıyorum bence türkiyenin en güzel kadını tv en çok sevdiğim bi şemnem bozoklu biride ezgi mola