Arama
Tüm Time Out Istanbul makalelerini, etkinliklerini, mekanlari, kategori, semt ve tarihe gore arayabilirsiniz.
Lounge ve Oxigen, DJ'lerini, müziklerini arabada, ofiste ya da ev partilerinde açıp, bir daha değiştirme gereği duymadığımız iki radyo... Artık Oxigen, Lounge FM'le birleşiyor. Detayları bu radyoların ortağı ve müzik direktörü Can Tanca'dan dinleyin...
Bu şehirde dinlediğim üç kanaldan ikisi Lounge FM (102.0) diğeri de Radio Oxigen (96.0). Şimdi Lounge ekibi Oxigen'i mi aldı? Neler oluyor?
Neler olduğunu anlatmadan önce teşekkür edeyim, üçte iki ile iyi bir oran yakalamışız. Mamafih İstanbul'da rafine müzik dinlemeyi seven insanların seçimlerinde bu iki radyo hep var oldu. Demek ki bu iki radyoyu sevenler için isabet olmuş. Çoğunluk bu birleşmeden son derece memnun. Her iki radyonun kendine ait fanatik dinleyici kitleleri var, asıl iş onları ikna edebilmekte. Daha yayına girmeden bu iki kesimden önyargılı tepkiler aldık. Radyonun müzik direktörü olarak ilk önce bu endişelerin yersiz olduğunu belirteyim. Sorunuza dönersek, Lounge FM, Radio Oxigen'i aldı demek doğru olmaz, yapmış olduğumuz operasyonu bu denli kalın çizgilerle ifade etmek istemiyoruz. Lounge FM olarak Radio Oxigen'in çoğunluk hisselerini almamızın bizim açımızdan büyük anlamı var, Radio Oxigen'in kurucusu ve fikir babası Mehmet Garan'ın bünye içinde kalmasını ise bizim için büyük şans olarak görüyoruz. Biz, iki radyonun hayatını birleştirmeye çalışıyoruz.
Birleşme nasıl olacak peki?
Radio Oxigen, en eski yerel radyolardan biri ve kurulduğu günden beri kendi müziğine sahip çıkma biçimiyle son derece prestijli bir marka özelliğine sahip. Bu radyonun temelleri 90'lı yılların ilk yarısında Mehmet Garan (Fuji Sunday) ve ben (Cool Sessions) Power FM'de pazar akşamları program yaparken atıldı. Aslında ben Oxigen'in kurucularından biriyim, bir süre sonra yollarımızın ayrılmasının tek nedeni müzikal bağlamda aynı yöne bakmamıza rağmen detaylarda anlaşamamak oldu. Oxigen yoluna devam etti, ben ortağım Birol Giray ile FG 93.7'yi kurup, Lounge konseptini o çatı altında yaşattım. Sonrasında bilindiği gibi, Lounge FM'i kurarak bu müziği oraya taşıdık ve yaklaşık 4,5 senedir yükselen bir grafikle bugünlere geldik. Lounge FM inanılmaz bir başarı yakaladı, müzikseverler tarafından çok sevildi. Oxigen'in satışa çıktığı haberi bize ulaştığında gerçekten çok heyecanlandık, aynı hedef kitleye sahip ve müzikal açıdan örtüşen iki önemli markanın güçlerini birleştirmesi fikri bize çok cazip geldi, Oxigen'in mutlaka korunması ve yaşatılması gerekiyordu ve bu amaçla harekete geçtik. Oxigen'in başka ellere geçmesine, isminin, müziğinin değiştirilmesine müsaade etmek istemedik. Her iki radyonun kuvvetli yönlerini yayınımıza yansıttığımız an, dün ve bugün olduğumuzdan çok daha başarılı olacağımızdan eminiz.
Yayın ya da müzikler diyeyim, nasıl olacak?
Her iki radyo da diğer tüm radyoların aksine son derece büyük bir arşivden yararlanıyor. Hepimiz iflah olmaz birer koleksiyoncuyuz. Müzik hastasıyız. Ben şahsen 1974 yılından beri müzik biriktiriyorum. Bu koleksiyonlar bir araya geldiğinde en azından 25-30.000 LP, 40-45.000 CD gibi bir toplam ortaya çıkıyor. Dijital müzik dünyasındaki teknolojik gelişmeler dolayısıyla bu sayıların her geçen gün hızla arttığını da söylemeliyim. Hal böyle olunca, fazla mal bazen göz çıkarabiliyor. Sonuçta iki radyonun da en iyi parçalarını seçmek gibi bir mecburiyet ortaya çıktı, Lounge FM'in müziğini başlangıcından beri ben yaptığım için o konuda zorlanmadım ama konu Oxigen olduğunda, playlistinde bulunan 6000'den fazla parçayı dinlemek, seçmek ya da elemek, seçilen parçaları yeniden değerlendirmek gerekti. Öte yandan production ekibimiz tüm jingle ve acapella'ları baştan aşağı yeniliyor. Yaklaşık üç aylık yoğun bir çalışma sonrasında 1 Haziran pazartesi sabahı tamamen hazırız!
Çok sevdiğimiz DJ'ler vardı Oxigen'de. DJ kadrosunda nasıl değişikler olacak?
Radyomuzda artık konuşma olmayacağını peşinen söylemeliyim. Lounge o2'de sadece müzik dinletmek istiyoruz. Biz Oxigen'i devraldığımızda daha önce program yapan DJ'lerin radyo ile ilişkileri sona ermişti. Bizim açımızdan bugün için daha öncelikli nokta, 1 Haziran'dan itibaren yaratacağımız ortak sesin güzel çıkması, yani radyoyu açtığınızda dinleyeceğiniz müziğin her iki radyo dinleyicisinin zevklerine hitap edebilmesini sağlamak. Bunu başardığımızı hissettiğimiz zaman ince ayarlara geçeceğiz. DJ'ler gün içinde değil, akşam saatlerinde program yapacak, Oxigen’in temel direkleri olan Mehmet Garan'ın pazar, Ayhan Sicimoğlu ve Engin Yelkenci'nin cumartesi akşamları program yapmasını arzu ediyoruz. Yabancı menşeli programlar aynen devam edecek, mesela Gilles Peterson Worldwide show, Futureboogie ve Chilled by Ministry of Sound. Bunların dışında Lounge FM'den gelen programlar olacak, Jet-Set with Ilkay, Late Night Tales by Metin Barım ve Cool Sessions by Can Tanca gibi...

Her iki radyonun özelliklerini nasıl bir araya getireceksiniz?
Bir kere çalınan parçalara bakıldığında, yüzde 20-25 dolaylarında bir benzerlik göze çarpıyor. Bu oran öncelikle korunacak. Ancak, daha önce bahsettiğim gibi, şeytan ayrıntıda saklı. Lounge FM’de Avrupa müziği ağırlıklı, trip-hop, chill-out, nu-jazz, nu-latin ve alternatif müziğin üzerine gidiyoruz. Buna karşılık Oxigen’in yıllar içinde daha çok world ve black music konseptini benimsediğini gözlemliyoruz, African ve latin roots music, ayrıca cazın bir çok türevi playlistte yer bulmuş. Biz ‘easy listening’ sloganı ile yola çıkarken, Oxigen daha sofistike yollarda dolaşmış. Lounge FM, ortak müzik tarzlarının bugünü ve geleceği ile ilgilenirken, Oxigen geçmişine önem vermiş. Lounge FM, 1960-1975 arasını temel olarak alırken, Oxigen ise 1975-2000 arasına önem vermiş. Bütün bunların dinleyicinin kulağına uygun bir biçimde harmanlanması gerekti. Bayağı yorucu ama aynı oranda heyecanlı bir süreç..
Lounge FM, birçok etkinliği ve festivali olan bir radyo. Lounge o2 nasıl etkinlikler yapacak?
Aslında Radio Oxigen 2000 öncesinde event açısından aktif bir durumdaydı, son yıllarda bu alışkanlığını bırakmış görünüyor. Lounge FM olarak biz bu konuda çok çalışıyoruz, müzikal misyonumuzu daha ileriye taşımak adına yılda ortalama 40 event yapıyoruz, ayrıca bir de gözbebeğimiz olan Chill-Out Festival’ımız var. Senede bir kere mutlaka büyük konser düzenliyoruz, Air ve Gotan Project gibi. Radyoda her gün dinlediğiniz ve sevdiğiniz sanatçıları canlı olarak karşınıza getiriyoruz. Birleşmeden sonra müzikal yelpaze genişlediği için etkinlikleri ikiye ayırma gibi bir planımız var, ayrıca kış aylarında sadece Oxigen çizgisinde organize edeceğimiz yeni bir festival gerçekleşecek. Chill-Out Festival’da alıştığımız çayır çimende bir araya gelme ve dinlenirken eğlenme ortamından, şehir içine ve eğlenirken yorulma ortamına geçmek istiyoruz. Müzikal içerikler de bu bağlamda farklılaşacak.
Tanıtım kampanyanız çok esprili olmuş…
Bu birleşmeyi tek kelimede anlatmak zordu. Ajansımız TBWA-Istanbul ile oturduk düşündük ve birleşmeyi ‘evlilik’ ile anlatmak fikri bize uygun geldi. Son derece basit bir düğün davetiyesi ile dinleyicimizi bilgilendirdiğimizi ve gülümsetebildiğimizi sanıyorum. Bu davetiye şu an şehrin belli başlı bölgelerinde insanlara dağıtılıyor, düğün tarihimiz 1 haziran 2009, bekleriz...
Sizin Fikriniz
ayça van
11 Haziran 2009
12:00
ben sağlam bir radio oxigen dinleyicisiydim. ancak oxigen latin caldiginda kanal degistirirdim, su anda dinleyebilecegim hic bir kanal kalmadi, lounge ve oxigeni kesinlikle ayni çizgide bulmuyorum. Lounge o2 nun, oxigenin dinleyicisini hiçbir sekilde mutlu edebileceklerini düşünmüyorum, çok üzgünüm
isin saglam
12 Haziran 2009
11:44
dinlediğim iki kanal var biri oxygen diğeri lounge fm. bence birleşmeleri çok güzel olur. ancak kanal frekansları hiç başarılı değil.
m. migs
27 Temmuz 2009
20:55
Bu birleşme itibariyle Radyo Oxigen'in eski muzikal kosmopolit yapısını büyük ölçüde kaybettiğini söyleyebiliriz. Günün farklı saatlerinde farklı modları doyurucak çeşitlilikteki muzikler maalasef bu frekanstan yayınlanmıyor artık. Bu birleşme sonucunda yüzde 90 ın üzerinde bir Lounge Fm e kayış olduğunu ve bunun eski dinleyicileri büyük oranda üzdüğünü belirtmek isterim. Konulan isimin ne olduğu mühim değil önemli olan eski tatları yakalayabilmek....