TimeOut İstanbul | Müzik | Konular | Filthy Dukes

Yeme&İçme Bar&Club Blog Alışveriş Çocuk Dans Film Gay&Lezbiyen Kitap Klasik Müzik
Müzeler Müzik Sanat Seyahat Spor&Sağlık Şehirde Ne Var Tiyatro İstanbul Otelleri Sex Talk

en populer 10 konu

THE TURBANS

Imogen Heap röportajı

Mor ve Ötesi röportajı

Eugene Hütz

The Cranberries hakkında 10 şey

Konular rss

Filthy Dukes

Seda Pekçelen, Esen Boyacıgiller

Haziran 2009

Filthy Dukes, İngiltereli bir synthpop grubu, 'Nonsense in the Dark' adlı ilk albümleri yatan hastayı iyileştirecek cinsten; öyle enerjik bir albüm...

DEVAMI

Grubu rezil etmek pahasına açıklayalım, Oliver Dickson röportajda koskoca Boğaz’dan ‘ırmak’ diye bahsetti; biz düzelttik yazarken. Canlı performansla değil, DJ setle buradalar.

‘Nonsense in the Dark’ ilk albümünüz. Eleştirmenler bayağı beğendi. Albüm hakkında yapılan en heyecan verici yorum neydi?
The Independent’ta “Daft Punk üçüncü albümünün olması gerektiği gibi” dediler ‘Nonsense in the Dark’ için. Bence bu aldığımız yorumlar arasında en tepede olan çünkü Daft Punk bizim kahramanımızdır.

Peki katılıyor musunuz bu yoruma?
Daft Punk üçüncü albümü bizimki gibi olmamış iyi ki de! Yoksa biz tam olarak ne yapmak istediğimizi bilemeyecektik. Albüm tam bizim istediğimiz gibi oldu.

Sizce nasıl bir albüm peki Daft Punk’ın ‘Human After All’u? Bu arada o kadar hayransınız madem, hiç tanışma şansınız oldu mu?
Ben severim Daft Punk’ı. Tüm zamanların en iyi dans parçalarından bazılarını onlar yaptı. Bizim albümün de bir kısmında çok etkili oldular. ‘Messages’ parçamız bana Daft Punk’ın ‘Face to Face’ini hatırlatıyor. Üçüncü albümler bence yaptıklarının en iyisi değildi, ama bazı güzel anlar var o albümde. Bence inanılmaz güzel bir şeyler yapıp geri dönecek Daft Punk, buna şüphem yok. Onlarla İspanya’da bir festivalde tanışmıştık. Busy P. bizi çağırmıştı, ‘gelin tanışın’ diye. Ama biraz geç kaldık, biz gidene kadar o deri kıyafetlerini ve kasklarını takmışlardı çoktan. Konuşma fırsatımız olmadı sadece el sıkıştık. Gerçekten inanamıyorum, Daft Punk’la olan buluşmamıza geç kalmamıza ne sebep olmuş olabilir, o kadar saçma geliyor ki şimdi.

Londra’da Kill Em All adlı bir gece kulübü işletiyorsunuz. Hem Kill Em All’la ilgilenip, hem böyle süper bir albüm yapıp, hem de dünya turnesine çıkıyorsunuz. Başınızı kaşıyacak zaman bulamadığınız olmuyor mu hiç?
Gerçekten uyku uyumuyoruz diyebilirim. Ayrıca yaptığımız her şey birbirini besliyor. Albümde çalıştığımız isimlerden çoğu daha önce Kill Em All’da çalmıştı ve zaten beğendiğimiz çoğu grubun şarkılarını remiksliyoruz. Sanırım yeni müzikler ve yeni sanatçılar keşfetmek için devasa bir açlık duyuyoruz.

Kill Em All’da o kadar çok sevdiğim isim çalmışki;  Crystal Castles, Justice, Bloc Party, Simian Mobile Disco, Chemical Brothers, James Murphy, Erol Alkan.  En iyi performans hangisiydi? Ve Kill Em All’a çalmaya gelen bu isimler arasında arkadaş olup, sonradan görüşmeye devam ettikleriniz var mı?
Hepsiyle arkadaş olduğumuzu söyleyemeyeceğim, sık gördüğümüz insanlarla arkadaş oluyoruz genelde. Justice eskiden Kill Them All’da çok sık çalardı ama artık mega star oldular ve hiç görmüyoruz kendilerini, yine de iyi şanslar diliyorum onlara. Öyle bir sound ve scene yarattılar ki, herkesin aklını başından aldılar. Geri kalan hepsinden çok daha iyi olan bir performans söyleyemeyeceğim sanırım. Genelde yeni gruplar dinlemeyi severim ve genelde izlediğim son grup beni en çok etkilemiş grup oluyor. We Have Band ve Plugs son zamanlarda izlediğim en iyi gruplar. Ve onların single’larını Kill Em All Records’tan çıkartacağım, haha!

Bir performansınız sırasında veya sonrasında, ya da konser sonrası afterparty’de başınıza gelen enteresan, bir olay var mı?
Konser sırasında müziğe ve seyirciye o kadar odaklanıyoruz ki öyle çok komik bir olay olmadı henüz sahnedeyken. Ama backstage’deyken çok komik şeyler oluyor. Geçenlerde mesela telefonumu tuvalete düşürdüm, anlaşılan o ki i-Phone’lar tuvalet konusunda pek başarılı değiller. Bu pek de komik değil aslında…

Hiç tanınmayan, no name bir grup size gelip şarkılarından birini remikslemenizi isterse olumlu yanıt verir misiniz? Şarkıyı dinler misiniz en azından, meşgul adamlarsınız neticede.
Kesinlikle her zaman dinlerim. Eğer iyi bir şarkıysa neden olmasın, remikslerim. Bu ara gerçekten o kadar yoğunuz ki, tabii ki  zaman da önemli bir faktör remiks konusunda. Ama yeni müzikler her zaman bizim için bu işe devam etme sebebi, bu yüzden her zaman yeni müzikler dinlemek istiyorum.

Gece çıktınız nereye gidersiniz, ne yaparsınız, kimi dinlemeye gidersiniz?
Hayalimdeki gecede ben canlı çalıyor ve DJ’lik yapıyor olurdum. Aynı gecede James Murphy, Ewan Pearson, Erol Alkan, stopmakingme DJ’lik yapsın; Bat For Lashes, Late Of The Pier, The Chap canlı çalsın isterdim. Büyük bir festival olsun, havuz olsun, çok fazla güzel şarap  ve peynir olsun.

İstanbul’da en çok yapmak istediğiniz nedir, Erol Alkan size tavsiyede bulundu mu?
İstanbul’a birkaç gün için geliyorum çünkü İstanbul hakkında o kadar çok harika şey duydum ki. Daha önce bir festivalde çalmak için gelmiştik İstanbul’a (Rock’n Coke) ama festival şehre yakın bir yerde gerçekleşmediği için şehri hiç görememiştim. En çok yemekleri, mağazaları ve Boğaz’a baktığını okuduğum bazı barları merak ediyorum. Erol’la hiç İstanbul hakkında konuşmadım ama şimdi konuşacağım sanırım, büyük ihtimalle bildiği gizli saklı record shop’lar vardır.

Sizin Fikriniz

TOİST Yorum Girişi





  • Onay Kodu

geri dön:
Müzik > Konular

Sizin Fikriniz

Bu sayfayı:

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu?

Başkalarıyla paylaş :