Arama
Tüm Time Out Istanbul makalelerini, etkinliklerini, mekanlari, kategori, semt ve tarihe gore arayabilirsiniz.
1985 doğumlu Melody Gardot için 'acıların çocuğu' derlerdi, eğer bu topraklarda yaşasaydı. 19 yaşında trafik kazası geçirince sakat kaldı, ama müzik onu hayata bağladı, albümleri süper eleştiriler alıyor.
Kaza geçirmeden önce piyano çalıyormuşsunuz. O zamanlar müzisyen olma planınız var mıydı? Yoksa başka bir mesleğin hayalini mi kuruyordunuz?
Müzik beni buldu. Hep kalbimdeydi aslında ama şu anki gibi değildi benim için. Ancak müzik beni şimdi öyle bir taşıyor ki sanki müzik bir Meryem Ana ve ben onun kollarına düşmüş gibiyim.
Müzik terapi kendiniz bulmanızda ve bir şarkıcı ile şarkı yazarı olmanıza nasıl katkı sağladı?
Müzikle terapi görmeseydim müzikle bu kadar haşır neşir olmayacaktım belki de. Müziğin öğrencisi oldum öncelikle ancak şimdi hayatın öğrencisiyim. Melodilerde, akorlarda ve aynı zamanda müziksiz sessiz anlarda teselli buldum. Bu aynı zamanda benim içimde olan ve bilmediğim bir şeyin serbest bırakılması gibiydi. Hâlâ bir şarkı yazdığımda şaşırıyorum.
2005’te ilk albümünüz ‘Some Lessons: The Bedroom Sessions’ bağımsız bir plak şirkektinden yayınlandı. Ancak kariyerinizde dönüm noktası bu albüm sonrasında prodüktör Larry Klein ile tanışmanız oldu. Onunla nasıl tanıştınız? Kaderin bir cilvesi mi yoksa ona ulaşmak için uğraş verdiniz mi?
Beni radyoda dinledi ve benimle iletişime geçti. New York’ta buluştuk ve birlikte çalışmaya karar verdik.
Yeni albümünüz ‘My One and Only Thrill’ Mayıs’ta piyasaya çıktı ve çok iyi eleştiriler aldı. İngiltere listelerinde 12 numaraya kadar yükseldi ki bu büyük bir başarı. Böylesine bir başarı bekliyor muydunuz?
12 miymiş, ben 11 diye duymuştum. Albüm insanların hoşuna gittiği için mutluyum. İnsanların dinlediğini bilmek çok büyük bir zevk ve onur veriyor.
‘My One and Only Thrill’ albümünde Brezilya müziğinden esintiler var. Brezilya müzikleri sizi nasıl etkiledi?
Bence Güney Amerika müzikleri çok neşeli, duygusal, tutkulu, dokunaklı ve aynı zamanda basitlik ve melodi odaklı. Jobim, Gilberto ve Veloso’nun müziğindeki şefkati dinlemek hoşuma gidiyor. Kulaklarım için bir hediye niteliğinde onların müziği. İlk dinlediğimde onların müziğe yaklaşımında kendiminkine yakın bir duyarlılık hissettim. Ve daha fazlasını dinlemek istedim çünkü çok hoşuma gitti.
‘My One and Only Thrill’deki tüm şarkılar İngilizce , ‘Les Etoiles’ dışında. Bu Fransızca şarkıyı da siz mi yazdınız? Neydi bu şarkı için size ilham veren?
Evet ben yazdım. Seine Nehri üzerindeki banklarda geçirdiğim geceler sonunda Paris’e borçlu olduğumu hissettim. Paris’i çok seviyorum, anılarım var orada. Şarkılara da benim anılarıma benzer bir duyarlılık hakim.
Peki sizi etkileyen müzisyenler hangileri?
Duke Ellington, Erroll Garner, Charlie Chaplin, Cole Porter, Joao Gilberto, Caetano Veloso, Piazolla, Mingus ve tanıştığım her sokak müzisyeni.
Hayattaki en büyük korkunuz nedir?
Bir şeylerden korkmaya başlamak.
Müzik yapmadığınız vakitlerinizi nasıl dolduruyorsunuz?
Zamanı görmezlikten geliyorum.
Bugünlerde neler dinliyorsunuz?
Bill Evans, Keith Jarrett, Miles Davis, Rufus Wainwright, Mingus ve bendeki güzel hisler uyandıran herkesi. Chopin, Debussy...
İstanbul’a geldiğinizde şehri gezecek misiniz? Burası hakkında bir fikriniz var mı?
Vaktim olursa gezeceğim. Çok güzel bir yer olduğunu ve şahane manzaralara sahip olduğunu duydum. Umarım arabanın arka koltuğundan gördüklerimle yetinmek zorunda kalmayacağım.
Esma Sultan Yalısı, 7 Haziran, 22.00, oturmalı: 50 TL, ayakta: 40 TL, öğrenci: 25 TL
Sizin Fikriniz