Arama
Tüm Time Out Istanbul makalelerini, etkinliklerini, mekanlari, kategori, semt ve tarihe gore arayabilirsiniz.
Anneliğin-babalığın da reçetesi mi olur demeyin... Çocuğunuzla doğru iletişimi kurabilmek için anne-baba koçu Figen Kırca'dan tüyo kapın...
Ebeveyn koçluğu için insanlar size hangi aşamada başvuruyor daha çok? Çocuk yapmaya karar verdikleri zaman mı yoksa anne-baba olduktan sonra mı? Hangisi en doğrusu?
Anne baba koçluğu ebeveynlere destek olan yeni bir yaklaşım. Anne babaları kontrolün kendilerinde olduğunu hatırlatan, ebeveyn olmanın keyifli yönlerini görmelerini sağlayan, bunu çözüm odaklı ve olumlu bir bakış açısıyla yapan bir koçluk türü. Kısaca ebeveyn olarak farkındalığı artırmakla ilgili. Çocuklarımız bir birey olma yolunda ilerlemeye önce aileden başlıyorlar. Yani anne babalarını örnek alıyorlar. Ebeveynler olarak çocuklarımızın en önemli rol modelleriyiz. Çocuklarımızı; olmasını istediğimiz şekilde yetiştirmek için önce kendimize dönüp bakmalıyız: Ben nasıl bir anneyim ve babayım? Nasıl davranıyorum? Çocuğuma nasıl örnek oluyorum? Ve bu çok çabuk olmalı… Zaman hızla ilerliyor… Daha ne kadar daha çocuk olmaya devam edecekler? Bu sebeple; bu sorgulamayı yapmanın bir zamanı yok. Ne kadar erken olursa o kadar iyi. Diğer taraftan, çocuğu kucağa almadan, anne baba olmanın tam ne anlama geldiği çok anlaşılamıyor sanırım. Bu sebeple, ebeveynler daha çok çocuklarıyla belli bir konuda zorlanmaya başlayınca, ebeveyn olarak bocaladıklarını hissedince; ne yapacaklarını bilemez olduklarında böyle bir destek arayışı oluyor.
Ne kadar sürüyor iyi bir anne-baba olmaya hazır hale gelmek?
‘İyi’, ‘mükemmel’, göreceli kavramlar. Zaten ebeveynler ‘en iyisi’ olmaya çalıştıkça kendi üzerlerindeki stresi de artırıyorlar. Bizim yapmaya çalıştığımız, nasıl olmak istediklerini bulmalarını sağlamak ve bu yolda adım atmalarına yardımcı olmak. Bu sebeple, süre tamamen anne babaya, üzerinde çalışmak istedikleri konuya, dahası bunda ne kadar istekli ve çaba göstermeye hazır olduklarına bağlı. Bazen tek görüşmede bir konu halollabilir. Bazen ise uzun süre çalışılmasına rağmen hiç çözüm üretilmeyebilir. Aslında anne babalar kendi hayatlarının uzmanları. Birbirlerini, çocuklarını en iyi tanıyan onlar. Ama hep birisine soralım, o da cevabı söylesin istiyorlar. Yani reçete. Oysa dışardan bakıp bir reçete yazmak anlamlı değil. Ya da sihirli bir değnek olsun benim için her şeyi değiştiriversin istiyorlar. Ama asıl sihir kendi içimizde. Bunu keşfedip bulmak ve hayata geçirmek lazım. Bu da ancak inanç ve gayret ile olur. Süre de buna bağlı olarak değişir.
Nasıl bir yol izliyorsunuz? Ders anlatır gibi anne-babalığı mı anlatıyorsunuz?
Hayır tam olarak böyle bir anlatım söz konusu değil aslında. Zaten herkes şu anda anne babalık konusunda o kadar bilgili ve bilinçli ki. Çok okuyorlar, araştırıyorlar, kendi aralarında konuşuyorlar. Benim de eklemelerim oluyor yeri gelince. Ama kritik nokta bilgiyi davranışa ve tutuma geçirmekte. Yani çocuğuna nasıl davranması gerektiğini biliyor diyelim bir anne (veya baba) ama bunu yapmıyor. Yapamıyor. İşte daha çok burada devreye giriyorum. Kullandığım birçok teknik, araç ve model var. Bunlar iş ortağım Parent Coaching Academy’nin yıllardır İngiltere’de birçok ebeveynle başarıyla uyguladıkları modeller. Bunlar sayesinde aslında özetle şunu yapıyorum: Önce durum tesbiti. Anne baba nerede duruyor. Bu konuda nasıl? Neyi yapıyor, neyi yapmıyor? Sonra nerede olmak istiyor ? Ve bunun için ne yapmalı? Örneğin çocuğunun öfke krizleriyle baş edemeyen bir anne. Kendisini kontrol edemiyor; o da bağırıp çağırıyor. Ama sakin ve kendine yakışır, sonra pişman olmayacak şekilde bu krizleri yönetmek istiyor. İşte birlikte neler yapabileceğini bulup yapmasını sağlıyoruz. Bireysel koçluk yanında grup halinde uygulamalar, grup çalışmaları da yapıyorum. Bu çalışmalarda yalnız olmadıklarını, benzer konularda başka anne babaların da zorlandığını görüp rahatlıyorlar. Grup etkileşimi ve paylaşımından da çok şey kazanıyorlar. Benim bir de özellikle üzerinde durduğum, şirketlere bu yaklaşımı götürmek. Artık iş ortamları çok yoğun ve iş ve ebeveynliği birarada götürmek herkesi çok zorluyor. Bu anlamda şirketlerin çalışanlarına böyle bir koçluk desteği vermesinin çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. İngiltere’de bunun çok güzel örnekleri var. Burada da birçok kurumda çalışanların anne babalık rolüne destek verecek çalışmalar yapmaya başladık.
Tercihen çiftlerin birlikte mi gelmesi gerekiyor?
Böyle bir şart yok. Yine kendi tercihleri. Bazen görüyorum ki kendi aralarında konuşmaya fırsat bulamadıkları konuları benim yanımda konuşup çok daha kolay çözüm buluyorlar. Ama bazen de birbirleriyle ilgili olan ve benimle paylaşmak istedikleri konular varsa, bu sefer de bir arada olunca paylaşamı-yorlar. Sonuçta dediğim gibi bu tamamen konuya ve anne babanın yaklaşımına/tercihine bağlı.
Ne kadar bütçe ayırmak gerekiyor bu işe?
İnanın ebeveyn olarak yaptığımız harcamalar, çocuğumuz için ayırdığımız bütçelerle karşılaş-tırdığınızda hiç de o kadar büyük rakamlar değil. Zaten ilk görüşmeyi tanışma ve koçluğun doğru çözüm olup olmadığını anlamak ve bunu deneyimlemek adına ücretsiz yapıyoruz. Sonrasında devam edeceğimiz şekle göre bunu bütçelendiriyo-ruz.
Sizin Fikriniz