Arama
Tüm Time Out Istanbul makalelerini, etkinliklerini, mekanlari, kategori, semt ve tarihe gore arayabilirsiniz.
Ardan Özmenoğlu’nun aklına her yere yanında taşıdığı değerleri takıldı. Onları terkedilmiş olmaktan çıkarıp sanatına kattı. Yerleştirmeler kışkırtıcı renk ve motiflerle coştu. Bu sergide yığınla post-it notları göreceksiniz!
Artık itiraf edelim şunu, bizi kendi kültürümüzde baştan çıkartacak çok öğe var. Aidiyetimiz olmayan, bize uzak, ne kadar denesek de üzerimize iyi durmayacak kültürlere yöneliyor, onlardan nemalanmaya çalışıyoruz. Mütevazılık değil yaptığımız, bize ait değerleri rafa kaldırmak, değiştirmek, unutmak, unutturmak. Bütün bunlara işleri ve sanata bakışıyla Ardan Özmenoğlu okkalısından bir cevap veriyor. Uygulaması yeni ve sıradışı, içeriği içten ve sahiplenici işleri, tarzı, hayata, sanata bakışı ve diğer merak edilenler ile karşınızda Ardan Özmenoğlu!
Sanatınız size dünyayı gezdiriyor. İşlerinizi nasıl taşıyorsunuz? Mesela bu post-it’lerden oluşan duvar, İstanbul’a bir önce sergilendiği durak olan New York’tan nasıl geldi?
Sanatımla dünyayı geziyorum, bu çok doğru bir tabir ama aynı zamanda Türk sanatı da benimle dünyayı geziyor. NewYork'ta sergilediğim, mavi post-it notlardan oluşturduğum ‘cami duvarı’ adlı enstelasyonum 6x6 metrelik bir duvarı kaplıyordu. Yerleştirmesi iki günümü aldı. Her bir post-it notu teker teker yapıştırdım, teker teker söktüm. Sunum ve yerleştirme şekli, yüzyıllar önce Sultanahmet Camii’nde yapılanın aynısı. Orada da çalışan sanatçılar herbir çini motifini teker teker yapıştırırmış. Bu deneyim çini motiflerini yeniden saygı ve hayranlıkla anlamama sebep oldu. Benim galeri duvarına verdiğim emek aslında yüzyıllar önce camilerimizde yıllarca verildi.
Sergiden kısaca bahseder misiniz?
Sergimde aklıma takılan İznik çini desenlerinden beni etkileyen desenleri yeniden, yeni bir anlayışla yorumladım. Bu yorum hep bildiğimiz ama hiç dikkat etmediğimiz, yüzyıllardır bizimle olan ama gerekli değeri veremediğimiz İznik çinilerini yeniden anlamamıza yarayacak. Soyut ve sonsuza uzanan desenlerin gerek renk gerek materyal olarak yeniden yorumlanması da diyebiliriz. Sultan-ahmet ve Eminönü Camii’nde duvarları süsleyen çini motiflerinin mavi post-it notlar üzerinde büyük bir duvar enstelasyonuna dönüştüğünü düşünün. Bu bahsettiğim tarzda bir anlatım ve yorumun Türk sanat tarihinde varolması gerektiğini düşündüm.
Aklınıza takılan, bu sergiye malzeme çıkaracak kadar sizi heyecanlandıran aslında çini motifleriydi diyebilir miyiz?
Evet. Bu sergi için beni en çok etkileyen motifi seçtim, çini motifleri. Sergimin adı da zaten bu yüzden 'Aklıma Takılan Şeyler'. Bildiğimiz hatta belki artık sıkılarak baktığımız çini motiflerini daha eğlenceli daha güncel, daha hareketli ve üç boyutlu sunuyorum.
Malzemelerinizi neye göre seçiyorsunuz? Konu mu malzemeyi çağırıyor, yoksa obje ve imajlar bir araya gelip aklınızda bir konu mu biçimlendiriyor?
Fikrin kendisi malzemesini çağıran. İlk aklıma gelen hep fikir, anlatım ve sunum şeklim beni diğer sanatçılardan farklı yapan, beni özgün kılan oldu. Çalışmalarıma da zaten bakıldığında ilk farkedilen şey, materyali iyi tanıyarak bunu fikirle nasıl ve ne derecede başarılı bir araya getirdiğim olur. Ürettigim hiçbir şey rastlantısal olmadı. Hepsinin kendine özgü bir anlatım tarzı ve anlaşılma biçimleri vardır.

Post-it notların belli başlı renk, boy ve biçimlerde olmasının işler üzerindeki etkisi ne oldu?
İşlerimde kullandığım post-it notlar, yarattığım işlere hem anlam katan hem de renk, biçim ve boyut olarak güç katan değerlere sahip.
Kullandığınız teknik nedir?
Vazgeçemediğim teknik ipekbaskı. Hayatımın büyük bir kısmı özgün baskı stüdyolarında geçiyor diyebilirim.
Nelerden ilham alırsınız?
Uçan kuştan yüzen balığa kadar her şeyden ama her şeyden ilham ve enerji alıyorum. Yaşamın kendisinde inanılmaz bir enerji var ve ben bu enerjiyi her saniye hissediyorum. Bu inanılmaz gibi gelebilir ama sanatçıyı sanatçı yapan şey bu.
İlham aldığınız/takipçisi olduğunuz/vazgeçmeyeceğiniz bir sanatçı, bir şehir, bir yemek var mı?
Vazgeçemediğim sanatçım Alexander Djikia, vazgeçemediğim şehir Berlin, en sevdiğim yemek annemin yemekleri.
‘Aklıma Takılan Şeyler’
12-30 Ocak arasında Ekavart Gallery’de.
(0212) 252 81 31
Süzer Sanat Merkezi, Ritz Carlton Hotel Yanı, Gümüşsuyu
Pazar hariç her gün 11.00-18.00 arasında açık.
www.ekavartgallery.com
www.ardanozmenoglu.net
Sizin Fikriniz