TimeOut İstanbul | Kitap | Konular | Zam isteme sanatı

Yeme&İçme Bar&Club Blog Alışveriş Çocuk Dans Film Gay&Lezbiyen Kitap Klasik Müzik
Müzeler Müzik Sanat Seyahat Spor&Sağlık Şehirde Ne Var Tiyatro İstanbul Otelleri Sex Talk

en populer 10 konu

Kitapçılar

Tolga Gümüşay röportajı

Selim İleri röportajı

İstanbul'un çizgi romancıları

Sahaflar

Konular rss

Zam isteme sanatı

Merve Arkunlar

Ocak 2010

Georges Perec'in 'Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yaklaşma Sanatı Ve Biçimi'ndeki öneriler hayat kurtarır mı bilmesek de yazarın dilbazlığı her daim yerinde!

DEVAMI

Hiç ‘e’ harfi kullanmadan roman, 10x10 bölmeler üzerinde sağlaması yapılmış anlatımı ile yaşam kılavuzu yazan Georges Perec, üslubu ve dili ile Enis Batur’a ‘Perec Kullanım Kılavuzu’nu yazdırmıştı. Perec’in neler yapabildiğine hâlâ aşina değilseniz, gelin hiç noktalama işareti kullanmadan yazdığı bu romanda Perec’i zam için patronunun kapısını çalmaya niyetli nicelerine sunduğu egzersiz ile tanıyın!

Bitirme projemi ‘Yaşam Kullanma Kılavuzu’ üzerine hazırladığım günlerde bana her gün bayramdı. Bu bahsettiğim romanındaki biçimsel yapıyı şekillendiren sistematik düşünceyi kurcalayıp çözmeye çalışanların peşine Perec’in lanetiyle düşeceğini okuduğum gecenin sabahına yatağımda bir iğne bularak uyanmıştım ve işte o gün bugünün habercisiydi. Yine Perec’le bir randevum var ve ben yine kitabı tekrar tekrar okuyor, diğer okuduklarımla bir arada değerlendirmeye çalışıyor, notlar alıp duruyorum. Perec’in laneti aslında tam da budur, kendinizi bir defa kaptırdınız mı iş, içinden çıkılmaz bir hal alır. Benim gibi nicelerinin de şikâyeti dilimize az sayıda eserinin çevrilmesi, çevrilmiş olanların da yeni baskılarının çıkmamasıdır. Bu bağlamda bu kitap ile Perec tutkunlarını bir süre daha oyalayacak malzeme çıktı.

Kelimeler ve dil Perec’in birer uzvu. Kimi zaman bilmeceleri ve labirentleri anımsatan anlatımı karmaşık olsa da okuyucuyu bağımlı hale getiriyor. Tekrar tekrar dönüp okuma güdüsü uyandırıyor. Her seferinde yeni anlamlar çıkarmak ya da bahsedileni sonunda bir bütün olarak anlamak kadar, bir seferde daha yenilip tekrar denemeyi arzulamak Perec ile hep mümkün oldu. Bir sonraki seferde elde edilebilecek muhtemel zafere inanç, okuyucuyu yazara fena halde bağımlı yapıyor.

1968 yılında yazdığı, dilimize yeni –belki de tam zamanında- çevrilen bu kitapta ilk göze çarpan ilk sayfadaki ihtimaller şeması ve şemayı takip eden sayfalardaki noktalama işaretlerinin eksikliği. Bir iki sayfa geçtikçe insan buna alışıyor, hatta eksikliğini unutuyor. Kendi patronunuzun kapısını çalmadan evvel neleri hesaba katmanız gerektiğini size adım adım anlatan sayfalarda, kendinizi o anı yaşadığınız hissine o kadar çok kaptırıyorsunuz ki noktalama işaretlerinin olmadığını size ancak sonda rastlayacağınız ilk ve tek nokta hatırlatıyor. (Şahsen benim ilk sayfada bir şema olduğunu hatırlamam da tam da bu ana rastladı.) Bernard Magne tarafından yazılan son deyişi de okumayı unutmayın. Kitapta okurken farketmeyeceğiniz ya da merak edeceğiniz birçok soru sayısal değerlerle ve anlatımlarla cevap buluyor, bir aydınlanma daha yaşanıyor.

Kitap adından zaten kendini ele veriyor. Konu bir ücret artışı için patron ile karşı karşıya gelme anı. Okuyucuya, bu anlara yaklaştıkça artan psikolojik çöküntü, şüphe, tedirginlik ve paranoyaları birebir yaşatıyor. Malum durumu bir yaşayan bilir. Patrondan zam istemek için yürünen koridorda, hatta o güne uyanılan sabah edilen kahvaltıda, bir gece önce uyku tutmayan anlarda o an gelip çattığında ne demenin daha uygun olacağı düşünülür. Patronun odasında olup olmaması ihtimali, görüşmek için randevulaşılmış saatte orada olup olmayacağı, cuma gününe denk gelen randevunun ertelenme ihtimali ile koca bir hafta sonunu düşündükçe daha da septikleşen bir insan psikolojisini ele alan kitap, göz önünde bulundurulması gereken ihtimal sayısı arttıkça tedirginliği tetiklerken, alternatif ihtimal ve çözümlerle de  bastırıyor. Hissettirdiği şey ise tam olarak şu: Doğaçlama bir oyunda sahnedesiniz. Bir sonraki sahnede ne olacağını, kimlerin gireceğini, kimlerin çıkacağını bilmiyorsunuz ve oyunun nasıl sonlanacağını öngörmeye çalışıyorsunuz. Gerçekleşebilecek sayısız ihtimali bir düşünün. Diğer oyuncuların replikleri ve hamleleri doğrultusunda kendinize spontan replik ve hamleler hazırlayacağınız bir gidişat ile sonun nasıl olacağının kontrolü ne kadar sizin elinizde olabilir? Ya da başka bir deyişle, ağzınızdan çıkacaklar ya da istediğinizi elde etmek için atacağınız adımlar zam alabilmenizde ne kadar etkili?

Usta yazar, sizi sonuca götürecek yolda etkisi olabilecek her türlü ihtimali sizin yerinize hesaplıyor, her biri için cevaplar ve alternatif yollar belirlemeye çalışıyor. Kısacası zammı öyle ya da böyle almanızı meşru kılacak her yol deneniyor ve her seçenekte basite indirgemek gerektiği anlaşılıyor. İşte tam bu noktada Perec’in muzırlıkları da devreye giriyor. Perec’e göre ücret artış talebinizin kabul görüp görmeyeceğinde patronunuzun bozuk bir yumurtadan zehirlenme ya da öğle yemeğinde balık çıkması halinde boğazına kılçık kaçma ihtimali de önemli rol oynuyor. İşte size tipik bir Perec oyunu! 

Kitabı alın ve oturup çalışın. Patronunuzun nasıl bir insan olduğunu ve size verdiği randevu saatinde ofiste olmasının hakkı, hatta görevi olduğunu öğrenin. Her ihtimali göz önünde bulundurmaya hazırlanın. Sonra da o gazla harekete geçin. İki ihtimal var, 2010’a ya zam ile başlarsınız ya da yanlış ihtimalleri basite indirgeyerek muvaffak olamazsınız. Sizce hangisini basite indirgemek gerekir?

Georges Perec
‘Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yaklaşma Sanatı Ve Biçimi!’
İmge Kitabevi Yayınları
Fransızca aslından çeviren: İsmail Yerguz

Sizin Fikriniz

TOİST Yorum Girişi





  • Onay Kodu

geri dön:
Kitap > Konular

Sizin Fikriniz

Bu sayfayı:

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu?

Başkalarıyla paylaş :