TimeOut İstanbul | Film | Konular | Zombiler sinemalara üşüştü

Yeme&İçme Bar&Club Blog Alışveriş Çocuk Dans Film Gay&Lezbiyen Kitap Klasik Müzik
Müzeler Müzik Sanat Seyahat Spor&Sağlık Şehirde Ne Var Tiyatro İstanbul Otelleri Sex Talk

box office usd

Shutter Island

Cop Out

The Crazies

Avatar

Percy Jackson&Olimposlular: Şimşek Hırsızı

Konular rss

Zombiler sinemalara üşüştü

Seda Pekçelen

Ocak 2010

Talip Ertürk ve Murat Emir Eren'in senaryosunu yazıp yönettiği 'Ada: Zombilerin Düğünü', Türkiye'nin ilk zombi filmi olma özelliğini taşıyor. Amatör kamera hissi veren çekimlere sahip film, bakalım türün hakkını verebilmiş mi?

DEVAMI

Zombi filmlerine hep bir merakınız olduÄŸunu duydum, nerden geliyor bu merak? Bu filmlerin en çok hangi yönü sizi cezbediyor?
Talip Ertürk: Zombi alttürünü, sinefilliÄŸimiz ve eleÅŸtirmenlik mesleÄŸimiz dolayısıyla sevdiÄŸimiz diÄŸer bir dolu tür ve akım gibi seviyoruz. İlk filmimizde zombileri tercih etmemizin bir takım pratik sebepleri de var, ama öncelikle sinemamızda yapılmamış bir ÅŸeyi yapmanın heyecanı bizi teÅŸvik etti. Zombi filmlerinin sunduÄŸu kıyamet senaryolarını da nispeten akla yatkın buluyoruz. Sinemasal anlamda denizler yarılıp daÄŸlar yürüyeceÄŸine zombiler dünyayı ele geçirsin daha iyi.

Filmin çekimleri Büyükada’da yapıldı. Bölge halkından garip tepkiler aldınız mı? Sonuçta bolca kan revan içeren çekimlerdi.
Murat Emir: Büyükada halkının biraz içine kapanık ve konuklardan haz etmeyen bir hali olduÄŸunu düÅŸünüyorduk ama pek öyle çıkmadı. Sokakları kanladık, evlerinin önünde zombi koÅŸturduk, hatta sabahın köründe adanın tepesinde helikopter de dolaÅŸtırdık ama sonuçta güzel ayrıldık. Zombi figüranlarının sabahları iÅŸine gücüne giden insanlarla birlikte vapura binmesi tuhaf sahnelere sebep oldu gerçi ama zamanla alışıldı bu duruma.

Filmi izleyenlerin aklına ilk olarak muhtemelen ‘Blair Cadısı’ gibi filmler gelecek, çekimlerin amatör kamera izlenimi vermesinden ötürü. ‘Ada: Zombilerin DüÄŸünü’ filminin yabancı benzerlerinden ne gibi farkları var? Onlarla ortak noktaları neler?
T.E.: Zombiler zaten direkt sinemanın içinde doÄŸmuÅŸ olduklarından, hemen her zombi filminde diÄŸer örneklerle ortaklık bulmak mümkün. Bizler de tüm dünyada yapılan filmlerle geliÅŸen bu alttüre eli yüzü düzgün bir örnek eklemek istedik aslında. Ada, birçok zombi filmine ya da el kamerası ile çekilmiÅŸ gibi görünen diÄŸer filmlere benziyor gibi algılanabilir, ama baÅŸka hiçbir zombi filminde çaycı zombi, nine zombi gibi figürler de yok. Türe baÅŸka türlü bazı katkılarımız olduÄŸunu da söyleyebiliriz.

M.E.: ‘Blair Cadısı’ bu örneklerden sadece bir tanesi. George A. Romero'nun ‘Diary Of The Dead’, İspanyol filmi ‘Rec’, bir zombi filmi olmamakla beraber bizim filmle en çok benzerlik gösteren filmlerden olan ‘Cloverfield’, amatör kamera kullanımının göz aldığı baÅŸlıca komÅŸu filmler. ‘Ada: Zombilerin DüÄŸünü'yse, bu tarzda çekilmiÅŸ ve salt korku filmi olmayan bir zombi filmi olması belki de. Filmin en önemli tarafı mizah duygusunu her zaman koruması olacaktır diye düÅŸünüyoruz. Bizim için öyle en azından. Bir zombi filmi olması kadar, dozunda bir mizahının olması da önemli bizler için.

‘Türkiye’nin ilk zombi filmi’ olarak lanse ediliyor ‘Ada: Zombilerin DüÄŸünü’. Sizce bugüne kadar Türkiye’de neden bir zombi filmi çekilmemiÅŸ olabilir?
T.E.: Onu biz de çok düÅŸündük, biz yapmasak bir noktada baÅŸkası yapardı herhalde diye düÅŸünüyoruz.

M.E.: Aslında tonlarca filmin çekildiÄŸi bu yıla bakıldığında maddi açıdan pek problem kalmadığı görülüyor. Teknik imkânlar da mevcut. Burada deÄŸilse yurt dışından getirmek olası. O yüzden neden yapılmadığını gerçekten bilemiyoruz.

Türkiye’de hiç zombi filmi çekilmemiÅŸ olması sizi nasıl bir hissiyata soktu filmi yaparken? Çok da bir örneÄŸi olmadığı için daha rahat mı hissettiniz kendinizi yoksa insanlarda Türk iÅŸi zombi filmlerine karşı bir önyargı olacağını düÅŸünüp korktunuz mu?
T.E.: Açıkçası tür filmlerini ülke bazlı deÄŸerlendirmek pek saÄŸlıklı deÄŸil. Zombi filmi dünyanın neresinde geçerse geçsin zombi filmidir, türün kuralları aÅŸağı yukarı bellidir. Bize ilginç gelen böyle bir meselenin İstanbul'da yaÅŸanması fikri oldu. İstanbul'da yaÅŸayan bir grup genç insanın başına böyle bir ÅŸeyler gelse neler olurdu diye düÅŸündük, bu Türkiye'nin ilk zombi filmi ona göre davranalım hissiyatımız pek olmadı.

M.E.: Düzgün bir tür filmi yapmak derdindeydik daha çok. Vaatleri bir zombi filmi olması, zaman zaman germesi ve zaman zaman da güldürmesi. Bunları yerine getirdikten sonra görevimizi tamamlamış sayacağız.

Peki, Türkiye’de çok kaliteli korku filmleri yapılmadı gibi geliyor bize, siz de katılır mısınız bu düÅŸünceye? Nedeni ne olabilir?
T.E.: Korku türünün genel olarak nitelik sorunu olduÄŸu açık ama sebeplerini irdelemek ÅŸu anda bize düÅŸmez kanaatindeyiz. Genel bir cevap verirsek, üzerine film ürettiÄŸiniz türü yeterince iyi tanımamaktan ileri geliyor olabilir. Türün gereklerini ihtiyaçlarını anlamıyor olmaktan ileri geliyor olabilir.

Zombi filmlerini genelde ciddiye almayan, sinema sanatı olarak görmeyen bir eleÅŸtirmen kesimi var mı?Bu tarz eleÅŸtirilerle Türk medyasında da karşılaÅŸacağınız düÅŸünüyor musunuz filminiz gösterime girdiÄŸinde?
M.E.: Elbette bu tür filmleri ucuz eÄŸlence olarak gören bir eleÅŸtirmen ve seyirci kalabalığı vardır, lakin ‘Ada: Zombilerin DüÄŸünü’ bu tür filmleri seven ve eÄŸlenceli bulan insanlar için çekildi. Yüksek bir sanat eseri yapmak gibi bir derdimiz yok, maksat sinemada hep birlikte eÄŸlenip salondan memnun çıkabilmek.

Filmdeki konuk oyuncular oldukça tanınan, iyi isimler: Cansel Elçin, Nihat İleri, Sırrı Süreyya Önder. Bu isimleri nasıl ikna ettiniz filmde konuk oyuncu olmaya?
T.E.: EleÅŸtirmenlik mesleÄŸi nedeniyle yıllardır iyi- kötü piyasaya yakın olduÄŸumuz için hatrımızın geçtiÄŸi bir takım insanlar bizi kırmayıp filmimizde küçük roller oynadılar.

Peki meÅŸhur isimlerin konuk oyuncu olması sizce filme ne gibi bir katkı saÄŸlıyor? İzlenirliÄŸi artıran bir unsur, filme tat katan bir baharat olarak mı düÅŸündünüz bu isimleri, yoksa o rolleri en çok bu isimlere yakıştırdığınız için mi onları seçtiniz?
M.E.: Sırrı Süreyya Önder ve Nihat İleri, filme ekstra lezzet katmaları için, Cansel Elçin ise yer aldığı sahnedeki espri gereÄŸi gerçekten ÅŸöhretli bir oyuncuya ihtiyaç duyduÄŸumuz için filmde yer aldılar. Cansel Elçin'in türe ekstra bir merakı olduÄŸu da ortaya çıkmış oldu.

Filmin senaryosunu beraber yazmışsınız, yönetmenliÄŸi de beraber yaptınız. Bundan sonraki iÅŸlerinizde de hep ikili olarak mı göreceÄŸiz sizi? Var mı beraber hazırladığınız yeni projeler?
T.E.: Bütün projelerimizi beraber hazırlıyoruz ama sürekli ikili olarak takılmak mecburiyetinde hissetmiyoruz. Bundan sonrasında sürecin nasıl devam edeceÄŸini zaman gösterecek aslında.

Zombi filmleri kültürü sıfır olan birine bir liste vermenizi istesek. Hangi filmlerle zombi filmleri izlemeye baÅŸlasınlar? Türün iyi yönetmenleri kimlerdir?
M.E.: Zombi türü George Romero ile baÅŸlar, ona ÅŸüphe yok. Romero'nun tüm zombi filmlerini izlemek iyi bir baÅŸlangıç olacaktır. Sonrası biraz gayya kuyusu gibi, önemli örnekleri izlemenin yanı sıra sinema tarihinde türün izlerini sürerek 1930'lara kadar uzanmak mümkün. Yeni örneklerinden ‘Rec’i ve tam olarak zombi filmi sayılmamakla beraber ‘28 Gün Sonra’ serisini izlemek iyi olabilir. 

T.E.: Ama yalnızca ilk büyük zombi filmi ‘YaÅŸayan Ölülerin Gecesi'ni izlemek bile türe aÅŸina olmak için yeterlidir. Geçer not alır.

Sizin Fikriniz

TOİST Yorum Girişi





  • Onay Kodu

geri dön:
Film > Konular

Bu sayfayı:

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu?

Başkalarıyla paylaş :